TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI

5901 SAYILI TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU KAPSAMINDA
TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI
Hukuk sistemimizde Türk Vatandaşlığının kaybı halleri 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı
Kanununun 23. Maddesi ve devamında düzenlenmiştir. Türk vatandaşlığı, seçme hakkının
kullanılması ile ve yetkili makamın kararı ile kaybedilir. Türk vatandaşlığının kazanılmasında
olduğu gibi kaybedilmesine yönelik işler de yurtiçinde İçişleri Bakanlığı tarafından, yurt dışında dış
temsilcilikler tarafından yürütülmektedir.
Türk Vatandaşlığının yetkili makam kararı ile kaybedilmesi çıkma, kaybettirme veya Türk
vatandaşlığına alınmanın iptali olarak 3 şekilde gerçekleşir:
A) Türk vatandaşlığını çıkma belgesi almak suretiyle kaybedecek kişilerin birtakım şartları
sağlaması gerekmektedir. Şöyle ki;
1) Türk vatandaşlığından çıkmak isteyen kişi ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmalıdır.
1) Yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanmış olması veya yabancı devlet vatandaşlığını
kazanacağına ilişkin inandırıcı belirtiler bulunması gerekmektedir. (Bu şart ile kişilerin vatansız
kalmaması amaçlanmıştır.)
2) Bu kişinin herhangi bir suç veya askerlik hizmeti nedeniyle aranmaması gerekmektedir.
3) Hakkında herhangi bir mali veya cezai tahdit bulunmaması gerekmektedir.
Yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanmak amacıyla Türk vatandaşlığından
çıkmak için izin isteyen kişilerin taleplerinin uygun görülmesi halinde İç İşleri Bakanlığınca
Türk vatandaşlığından çıkma izin belgesi verilir. Kişi, verilen bu izin sonucunda veya
öncesinde yabancı bir devlet vatandaşlığını kazandığını belgelemesi halinde İç İşleri
Bakanlığınca Türk vatandaşlığından çıkma belgesi verilir.
Çıkma izin belgesi, karar tarihinden itibaren 2 (iki) yıl geçerlidir. İzin belgesi alan
kişi, bu süre içerisinde yurt içinde ikamet ettiği yer valiliğine, yurt dışında ise dış
temsilciliklere yabancı devlet vatandaşlığını kazandığına dair bilgi ve belgeleri vermek
zorundadır. Kişi süresi içerisinde yabancı devlet vatandaşlığını kazanamazsa çıkma izin
belgesi geçersiz hale gelecektir.
Çıkma belgesinin ilgiliye imza karşılığı teslimi ile birlikte kişi, Türk vatandaşlığını
kaybeder. Türk vatandaşlığını kaybeden kişinin nüfus aile kütüklerindeki kayıtları kapatılır
ve kayıp tarihinden itibaren yabancı muamelesine tabi tutulurlar.
Eşlerden birinin çıkma izni alarak Türk vatandaşlığını kaybetmesi diğer eşin
vatandaşlığını etkilemez. Türk vatandaşlığını kaybeden ana ya da babanın talebinin
bulunması ve diğer ebeveynin de muvafakat etmesi halinde çocukları da Türk
vatandaşlığını kaybeden ebeveyn ile birlikte Türk vatandaşlığını kaybeder. Ebeveynlerden
diğerinin muvafakat vermemesi halinde hakim kararına göre işlem yapılır. Türk
vatandaşlığını kaybetmesi halinde çocuklar vatansız hale gelecekse çocukların
vatandaşlığı kaybetmesine izin verilmez. Burada da yine amaç kimsenin vatansız
olmamasıdır.
Çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlere bazı haklar tanınmaktadır:
Doğumla Türk vatandaşı olup sonrasında çıkma izni alarak türk vatandaşlığını kaybedenler
ve üçüncü dereceye kadar olan altsoyları, 5901 sayılı Kanunun 28. Maddesinde belirtilen istisnalar
dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam ederler. (Milli güvenliğe
ve Kamu düzenine ilişkin hükümler saklı tutulmuştur.)
5901 sayılı Kanunun 28. Maddesi kapsamında bulunan kişilerin, seçme ve seçilme, muafen
araç veya ev eşyası ithal etme hakları ile askerlik hizmetini yapma yükümlülüğü yoktur. Bu kişilerin
sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış hakları saklıdır ve bu hakların kullanımında ilgili kanunlardaki
hükümlere tabidirler. 28. Madde kapsamında bulunan kişiler, bir kadroya dayalı ve kamu hukuku
rejimine tabi olarak asli ve sürekli kamu hizmeti görevlerinde bulunamazlar. Ancak kamu kurum ve
kuruluşlarında işçi, geçici veya sözleşmeli personel olarak çalıştırılabilirler. Cumhurbaşkanı gerekli
görmesi halinde üçüncü dereceden itibaren hangi dereceye kadar olan altsoyların bu maddede
tanınan haklardan faydalanabileceğini belirleyebilir.
5901 sayılı Kanunun 28. maddesi hükümlerinden yararlanacak olan altsoyun, üstsoyu ile soy
bağını belgelendirmesi şartı bulunmaktadır. Bu madde kapsamında bulunan kişilere, talepleri
halinde bu maddede belirtilen haklardan faydalanabileceklerini gösteren Mavi Kart düzenlenir. Bu
maddenin sağladığı hakların kullanılmasında Mavi Kartın ibrazı yeterlidir. Kartın ibraz edilememesi
durumunda Kimlik Paylaşımı Sistemi aracılığıyla Mavi Kartlılar Kütüğünden alınacak kayıt örneği
ve uyruğunda bulunulan devlet makamlarınca verilmiş kimlik bilgilerini gösteren belge ile işlem
yapılır. Bu kişilerin kimlik bilgilerinde değişiklik olması durumunda uyruğunda bulunduğu devlet
makamından alınmış eski ve yeni kimlik bilgilerini gösteren belgenin usulüne göre tasdik edilmiş
Türkçe tercümesi ile birlikte ibrazı zorunludur. Bu madde kapsamında bulunan kişilere Bakanlığın
tespit edeceği esaslar çerçevesinde kimlik numarası verilir. Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası
aranan yerlerde bu kimlik numarası kullanılır.
B) Bazı eylemleri gerçekleştiren kişilerin resmi makamlarca tespit edilmesi halinde bu kişilerin
Türk vatandaşlığı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile kaybettirilebilir.
1) Yabancı bir devletin, Türkiye’nin menfaatlerine uymayan herhangi bir hizmetinde bulunan ve
bu görevi bırakmaları kendilerine yurt dışında dış temsilcilikler, yurt içinde ise mülki idare
amirleri tarafından bildirilerek kendilerine 3 aydan az olmayacak şekilde uygun süre
verilmesine karşın bu süre içerisinde kendi istekleri ile bu görevi bırakmayan kişilerin Türk
vatandaşlığı kaybettirilebilir.
4) Cumhurbaşkanının izni olmaksızın Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin her türlü
hizmetinde kendi istekleriyle çalışmaya devam edenlerin Türk vatandaşlığı kaybettirilebilir.
5) İzin almaksızın yabancı bir devlet hizmetinde gönüllü olarak askerlik yapanların Türk
vatandaşlığı kaybettirilebilir.
6) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 302 nci, 309 uncu, 310 uncu, 311 inci,
312 nci, 313 üncü, 314 üncü ve 315 inci maddelerinde yazılı suçlar nedeniyle hakkında
soruşturma veya kovuşturma yürütülen ve yabancı ülkede bulunması nedeniyle kendisine
ulaşılamayan vatandaşlar, bu durumun soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı veya
kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde
vatandaşlıklarının kaybettirilmesi amacıyla Bakanlığa bildirilir. Bakanlıkça Resmî Gazetede
yapılan yurda dön ilanına rağmen üç ay içinde yurda dönmemeleri halinde, bu kişilerin Türk
vatandaşlıkları Cumhurbaşkanı kararıyla kaybettirilebilir.
Türk vatandaşlığının kaybettirilmesi Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazetede
yayımlandığı tarihten itibaren hüküm ifade eder. Kaybettirme kararları şahsi olup Türk
vatandaşlığını kaybeden kişinin eş ve çocuklarını etkilemez.
C) Türk vatandaşlığını kazanma kararı; Türk vatandaşlığını kazanan kişinin yalan beyanı
veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda
verilmiş ise kararı veren makam tarafından bu kişinin Türk vatandaşlığı iptal edilir. İptal
kararı, karar tarihinden itibaren hüküm ifade eder. İptal kararı ilgili kişiye bağlı olarak Türk
vatandaşlığını kazanan eş ve çocuklar hakkında da uygulanır. Vatandaşlığı iptal edilenler
hakkında 15/7/1950 tarihli ve 5683 sayılı Yabancıların Türkiye'de İkamet ve Seyahatleri
Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Bunlardan mallarının tasfiyesi gerekli görülen
hallerde bu husus iptal kararında belirtilir. Türk vatandaşlığı iptal edilen kişiler en geç bir yıl
içinde Türkiye'deki mallarını tasfiye etmek zorundadır. Aksi halde, malları Hazinece
satılarak bedelleri nam ve hesaplarına kamu haznedarlığı sistemine dahil bir kamu
bankasına yatırılır. Bu kişiler iptal kararı aleyhine yargı yoluna başvurdukları takdirde
malların tasfiyesi dava sonuna bırakılır.
2) Türk vatandaşlığının seçme hakkının kullanılması suretiyle kaybedilmesinde ise
aşağıda belirtilen kişiler ergin olmalarından itibaren 3 yıl içerisinde seçme hakkını
kullanarak Türk vatandaşlığından ayrılabilirler:
A) Ana ya da babadan dolayı soy bağı nedeniyle doğumla Türk vatandaşı olanlardan
yabancı ana veya babanın vatandaşlığını doğumla veya sonradan kazananlar
B) Ana ya da babadan dolayı soy bağı nedeniyle Türk vatandaşı olanlardan doğum yeri
esasına göre yabancı bir devlet vatandaşlığını kazananlar
C) Evlat edinilme yoluyla Türk vatandaşlığını kazananlar
D) Doğum yeri esasına göre Türk vatandaşı oldukları halde, sonradan yabancı ana veya
babasının vatandaşlığını kazananlar
E) Herhangi bir şekilde Türk vatandaşlığını kazanmış ana veya babaya bağlı olarak Türk
vatandaşlığını kazananlar
Ancak vatandaşlığın kaybı halinde bu kişi vatansız kalacak ise kişi seçme hakkını
kullanarak Türk vatandaşlığından ayrılamaz. Seçme hakkı ile Türk vatandaşlığının kaybı,
bu hakkın kullanılmasına dair şartların varlığının tespitine ilişkin karar tarihinden itibaren
hüküm ifade eder. Eşlerden birinin seçme hakkını kullanarak Türk vatandaşlığını
kaybetmesi diğer eşin vatandaşlığını etkilemez. Türk vatandaşlığından ayrılan ana ya da
babanın talebinin bulunması ve diğer ebeveynin de muvafakat etmesi halinde çocukları da
Türk vatandaşlığından ayrılan ebeveyn ile birlikte Türk vatandaşlığından ayrılır.
Ebeveynlerden diğerinin muvafakat vermemesi halinde hakim kararına göre işlem yapılır.
Türk vatandaşlığından ayrılması halinde çocuklar vatansız hale gelecekse çocukların
vatandaşlıktan ayrılmasına izin verilmez. Burada da yine amaç kimsenin vatansız
olmamasıdır.
Makaleler | Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Türk Ceza Hukuku’nda suçlar Türk Ceza Kanunu’nda (TCK, 5237 sayılı Kanun) sistematik bir şekilde düzenlenmiştir. Kanun; Genel Hükümler ve Özel Hükümler olmak üzere iki kitaptan oluşur. Suç tipleri esasen Özel Hükümler (Madde 76 – 345) arasında düzenlenmiştir. Aşağıda suçlar, TCK sistematiğine göre madde madde özetlenmiştir:I. KİTAP: Genel Hükümler(Suçun tanımı, ceza sorumluluğu, ceza türleri vb... +Devamını oku
-
Çocukların cinsel istismarıTCK Madde 103(Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.)(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/13 md... +Devamını oku
-
İnsan üzerinde deneyTCK Madde 90(1) İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İnsan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için;a) Deneyle ilgili olarak yetkili kurul veya makamlardan gerekli iznin alınmış olması,31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle bu madde... +Devamını oku
-
Reşit olmayanla cinsel ilişkiTCK Madde 104(1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 23/11/2005 tarihli ve E: 2005/103, K: 2005/89 sayılı kararı ile; Yeniden düzenleme: 18/6/2014-6545/60 md.) Suçun mağdur ile arasında evlenme... +Devamını oku
-
Gizli kalması gereken bilgileri açıklamaMadde 330- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye müebbet hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı... +Devamını oku
-
Bir mekanı basmak kurşunlamak sağa sola ateş etmek türk ceza hukukuna göre cezası nedir yaptırımları ağırlaştırılmış maddeleri ve hafifletilebilecek maddeleri nelerdir ?Çok önemli ve kapsamlı bir ceza hukuku konusunu incelemek istedik. “Bir mekanı basmak, kurşunlamak, sağa sola ateş etmek” fiilleri Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) birden fazla suç tipine temas eden, hem kişilere hem de topluma... +Devamını oku
-
Devlete karşı savaşa tahrikMadde 304- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı savaş açması veya hasmane hareketlerde bulunması için yabancı devlet yetkililerini tahrik eden veya bu amaca yönelik olarak yabancı devlet yetkilileri ile işbirliği yapan kişi, on yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Mülga ikinci cümle: 29/6/2005 – 5377/37 md.)(2) Bu madde uygulamasında, Türkiye... +Devamını oku
-
Kasten Yaralama Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından DeğerlendirmeKasten yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 86. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir ve bireyin vücut bütünlüğüne yönelik kasıtlı eylemleri cezalandırmayı amaçlamaktadır. TCK m.86/1’e göre, “Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi” bu suçu işlemiş sayılır. Bu suçun... +Devamını oku
-
Reşit olmayanla cinsel ilişkiCeza kanunu Madde 104- (1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 23/11/2005 tarihli ve E: 2005/103, K: 2005/89 sayılı kararı ile; Yeniden düzenleme: 18/6/2014-6545/60 md.) Suçun mağdur ile arasında... +Devamını oku
-
İftiraMadde 267- (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada... +Devamını oku
-
izinsiz Kenevir Ekme Suçu ve Cezası: Türk Ceza Hukuku Açısından Hukuki Değerlendirme ve Savunma YöntemleriGirişUyuşturucu madde suçları, özellikle toplum sağlığı ve güvenliği açısından Türk Ceza Hukuku'nda önemli bir yer tutmaktadır. Bu kapsamda, kenevir bitkisinin ekimi ve üretimi konusu, özellikle uyuşturucu veya uyarıcı madde elde edilmesine ilişkin suçların başında gelmektedir. Kenevir ekme... +Devamını oku, Kenevir Ekme Davası, Kenevir Ekme suçu Davası, Kenevir Ekme suçu Cezası, Kenevir Ekme suçu Savunma, Kenevir Ekme Ceza hukuku davası, Kenevir Ekme Suçu, Kenevir Ekme Cezası, Kenevir Ekme Davası Antalya
-
Kamu görevlisinin ticareti Madde 259(1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak, bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
-
Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma Suçu: TCK m.217 Kapsamında Hukuki DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu'nun 217. maddesi, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunu düzenlemektedir ve bu suç, toplumda kamu düzenini bozma veya korku yaratma amacı güderek yanıltıcı bilgilerin yayılmasına yönelik eylemleri kapsar. TCK m.217/1, bu suçu işleyen kişilerin hapis cezası ile cezalandırılacağını belirtir. Bu... +Devamını oku
-
Nitelikli Yağma Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından İncelemeYağma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 148. ve 149. maddelerinde düzenlenmiş olup malvarlığına karşı işlenen en ağır suçlardan biridir.TCK m.148’e göre, bir kişi başkasının taşınır malını, cebir veya tehdit kullanarak teslim alır ya da alınmasına katlanmasını sağlarsa yağma suçunu işlemiş olur.Bu suç, hırsızlık ile kasten yaralama veya tehdit... +Devamını oku
-
Yetkide olumlu veya olumsuz uyuşmazlıkMADDE 17(1) Birkaç hâkim veya mahkeme arasında olumlu veya olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkarsa, ortak yüksek görevli mahkeme, yetkili hâkim veya mahkemeyi belirler.Yetkisizlik iddiasıMADDE 18(1) Sanık, yetkisizlik iddiasını, ilk derece mahkemelerinde duruşmada sorgusundan, bölge adliye mahkemelerinde incelemenin başlamasından ve duruşmalı işlerde inceleme... +Devamını oku
-
Taksirle öldürmeMadde 85- (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Ceza Kanunu Nitelikli dolandırıcılık Madde 158(1) Dolandırıcılık suçunun;a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin... +Devamını oku
-
Askerleri itaatsizliğe teşvikMadde 319- (1) Askerleri veya askerî idareye bağlı olarak görev yapan diğer kişileri kanunlara karşı itaatsizliğe veya yeminlerini bozmaya veya askerî disiplini veya askerlik hizmetine ilişkin görevlerini ihlale yönelten ve tahrik edenler ile kanunlara, yeminlere veya disiplin veya diğer görevlere aykırı hareketleri askerler önünde öven veya iyi gördüğünü söyleyen... +Devamını oku
-
Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklamaMadde 329- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye... +Devamını oku
-
Suçun zaman aşımı nedir?Suçun zaman aşımı, suçun işlenmesinden belirli bir süre geçtikten sonra artık cezalandırılamamasıdır. Zaman aşımı süresi, suçun niteliğine göre değişir.
-
Birden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel törenMadde 230- (1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kendisi evli olmamakla birlikte, evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik işlemi yaptıran kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.(3) Gerçek kimliğini saklamak suretiyle bir başkasıyla evlenme... +Devamını oku
-
Başkasına Ait Kimlik Bilgilerini Kullanma Suçu: TCK m.268 Kapsamında Hukuki DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 268. maddesi, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçunu düzenlemektedir. Bu suç, bir kişinin başkasının kimlik bilgilerini izinsiz olarak kullanması ile gerçekleşir ve genellikle kimlik hırsızlığı olarak adlandırılır. Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak, özellikle finansal... +Devamını oku
-
Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı SuçlarHaberleşmenin gizliliğini ihlalMadde 132( 1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, verilecek ceza bir kat artırılır.(2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa... +Devamını oku
-
Kamu görevinin terki veya yapılmaması Madde 260(1) Hukuka aykırı olarak ve toplu biçimde, görevlerini terk eden, görevlerine gelmeyen, görevlerini geçici de olsa kısmen veya tamamen yapmayan veya yavaşlatan kamu görevlilerinin her biri hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Kamu görevlisi sayısının üçten fazla olmaması halinde cezaya hükmolunmaz.(2) Kamu görevlilerinin... +Devamını oku
-
Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve CasuslukDevletin güvenliğine ilişkin belgelerMadde 326- (1) Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya tamamen yok eden, tahrip eden veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan veya geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanan, hileyle alan veya çalan kimseye sekiz yıldan oniki yıla... +Devamını oku
-
Özel belgede sahtecilikMadde 207- (1) Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemekMadde 208 - (1)... +Devamını oku
-
Suç işlemek amacıyla örgüt kurmaMadde 220- (1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.(2) Suç işlemek... +Devamını oku
-
Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girmeMadde 291- (1) Kendisini, bir hükümlünün veya tutuklunun yerine koyarak ceza infaz kurumuna veya tutukevine giren kimseye altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Türk Ceza Kanunu Madde 104 Kapsamında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu: Hukuki ve Cezaî DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 104. maddesi, rızaen gerçekleşen cinsel ilişkilerin suç teşkil edip etmediğini belirleme bakımından önemli bir normatif düzenlemedir. Bu madde kapsamında, 15 yaşını tamamlamış fakat 18 yaşını doldurmamış olan bireylerle rızaya dayalı cinsel ilişkiler belirli koşullarda suç... +Devamını oku
-
Vücut Dokunulmazlığına Karşı SuçlarKasten yaralamaMadde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması... +Devamını oku
-
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkenceCeza kanunu Madde 95- (1) İşkence fiilleri, mağdurun;a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,b) Konuşmasında sürekli zorluğa,c) Yüzünde sabit ize,d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,Neden olmuşsa, yukarıdaki Ceza kanunu Maddeye göre belirlenen ceza,... +Devamını oku
-
Dolandırıcılık Madde 157(1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.Nitelikli dolandırıcılık Madde 158(1) Dolandırıcılık suçunun;a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum... +Devamını oku
-
Savaş zamanında yükümlülüklerMadde 322- (1) Savaş zamanında, Devletin silahlı kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu kuruluşu veya kamu hizmetleri yapan veya kamu ihtiyaçlarını sağlayan bir kuruluş ile iş yapmak veya eşya vermek üzere yaptıkları sözleşmedeki yükümlülükleri kısmen veya tamamen yerine getirmeyen kimseye üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî... +Devamını oku