Çocukların Cinsel İstismarı Suçu

Çocukların Cinsel İstismarı Suçu: Türk Ceza Hukuku Bakımından Bir İnceleme
Çocukların cinsel istismarı suçu, Türk Ceza Kanunu’nda 5237 sayılı Kanun’un 103. maddesinde düzenlenmiş olup, çocuğun cinsel dokunulmazlığını korumayı amaçlamaktadır. TCK madde 103/1 uyarınca, on sekiz yaşını doldurmamış bireylere yönelik cinsel davranışlar, failin rızaya dayalı olup olmadığına bakılmaksızın cezalandırılmaktadır. Kanun, mağdurun yaşına ve eylemin niteliğine göre ceza miktarını artırıcı veya azaltıcı nedenler öngörmüştür. Özellikle on beş yaşını doldurmamış ya da fiilin anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneği gelişmemiş çocuklara yönelik her türlü cinsel davranış, rızadan bağımsız olarak istismar sayılır. Bu bağlamda, çocukların cinsel istismarı suçunda mağdurun rızası hukuken geçersizdir.
Suçun temel şekli için öngörülen ceza, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezasıdır. Ancak suçun sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde ceza, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis olarak belirlenmiştir. Sarkıntılık, cinsel davranışın kısa süreli ve yüzeysel kalması anlamına gelmektedir. Suçun, vücuda organ veya sair cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde ise ceza on altı yıldan az olamaz. Ayrıca bu suçun nitelikli hâlleri de TCK 103/3 ve 103/4’te ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir.
Nitelikli hâllerden biri, suçun üstsoy, altsoy, kardeş, üvey anne/baba gibi yakın akrabalar tarafından işlenmesidir. Aynı şekilde, çocuğun bakım, gözetim veya koruma yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından işlenmesi de cezayı artırıcı bir etkendir. Suçun kamu görevlisi, öğretmen, doktor veya bakıcı gibi meslek sahibi kişilerce işlenmesi durumunda ceza artırılır. Ayrıca suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi ya da mağdurun direncini kıracak şekilde işlenmesi hâlinde de ceza ağırlaştırılmaktadır. TCK, çocuğun ruhsal ve bedensel sağlığının bozulmasını da ayrı bir ağırlaştırıcı neden saymaktadır.
Türk ceza hukukunda, çocukların cinsel istismarı suçu şikâyete bağlı suçlardan değildir; yani re’sen soruşturulur. Suçun faili, mağdurun ebeveyni dahi olsa, soruşturma başlatılması zorunludur. Bu suçlarda zamanaşımı süresi mağdurun 18 yaşını doldurduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. Böylelikle çocuğun ilerleyen yaşlarda şikâyette bulunabilme imkânı korunur. Koruyucu önlemler bağlamında mağdura yönelik psikolojik destek sağlanması ve özel ifade alma yöntemlerinin kullanılması da önemlidir.
Cinsel istismar suçunun yargılamasında, çocuğun ikinci kez travmatize edilmesini önlemek için Çocuk İzlem Merkezleri gibi özel kurumlar devreye girmektedir. Ayrıca, çocukla ilgili görüntü veya ses kayıtlarının duruşmalarda tekrar izletilmemesi gerektiği yönünde Yargıtay içtihatları bulunmaktadır. Failin cezai ehliyeti açısından tam akıl sağlığına sahip olup olmadığının belirlenmesi de yargılamanın önemli bir unsurudur. Cinsel istismar fiili internet üzerinden işlenmişse, bu durum da suçun nitelikli hali olarak değerlendirilebilir. Özellikle çocuk pornografisine ilişkin materyallerin üretimi, paylaşımı ve bulundurulması ayrı suçlar kapsamında değerlendirilir.
Türk Ceza Kanunu, bu suçla mücadelede sadece cezalandırıcı değil, aynı zamanda önleyici ve koruyucu bir yaklaşım benimsemelidir. Suçun önlenmesi adına çocuklara yönelik eğitimlerin verilmesi ve kamuoyunun bilinçlendirilmesi elzemdir. Neticede, çocukların fiziksel ve ruhsal bütünlüğünün korunması, toplumun ortak sorumluluğudur.
Makaleler | Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlaliMadde 233- (1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan... +Devamını oku
-
Suçluyu kayırmaMadde 283- (1) Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkan sağlayan kimse, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3) Bu suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı... +Devamını oku
-
Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesiMadde 338- (1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini... +Devamını oku
-
Devletin egemenlik alametlerini aşağılamaMadde 300- (1) Türk Bayrağını yırtarak, yakarak veya sair surette ve alenen aşağılayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Anayasada belirlenen beyaz ay yıldızlı al bayrak özelliklerini taşıyan ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenlik alameti olarak kullanılan her türlü işaret hakkında uygulanır.(2) İstiklal Marşını... +Devamını oku
-
Kanunlara uymamaya tahrikMadde 217- (1) Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
-
Yabancı devlet temsilcilerine karşı suçCeza kanunu Madde 342- (1) Türkiye Cumhuriyetinde sürekli veya geçici olarak görevlendirilmiş yabancı devlet temsilcileri ile bunların diplomasi memurları veya uluslararası kuruluşların temsilcileri ile bunların diplomatik ayrıcalık ve bağışıklık tanınan memurları, kendilerine karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar bakımından, kamu görevlisi kabul... +Devamını oku