Muhafaza görevini kötüye kullanma (TCK 289)

Muhafaza görevini kötüye kullanma

Madde 289- (1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.

(2) Birinci fıkrada tanımlanan suçun konusunu oluşturan eşyayı kovuşturma başlamadan önce geri veren veya bunun mümkün olmaması halinde bedelini ödeyen kişi hakkında verilecek cezaların beşte dördü indirilir.

(3) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan malın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle kaybolmasına veya bozulmasına neden olan kişi, adlî para cezası ile cezalandırılır.

(4) Bir suça ilişkin soruşturma veya kovuşturma kapsamında elkonulan eşyayı amacı dışında kullanan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

İçerik Yayınlanma Tarihi: Paz, 02/02/2025 - 22:16

Makaleler | Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi

Toplam 699 konu bulundu
  • Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamaCeza kanunu Madde 87- (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,b) Konuşmasında sürekli zorluğa,c) Yüzünde sabit ize,d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,Neden olmuşsa, yukarıdaki Ceza kanunu Maddeye göre belirlenen... +Devamını oku
  • Çocukların cinsel istismarıTCK Madde 103(Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.)(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/13 md... +Devamını oku
  • Silâhlı örgütMadde 314- (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.(3) (Ek:2/3/2024-7499/11 md.) Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi,... +Devamını oku
  • Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve CasuslukDevletin güvenliğine ilişkin belgelerMadde 326- (1) Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya tamamen yok eden, tahrip eden veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan veya geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanan, hileyle alan veya çalan kimseye sekiz yıldan oniki yıla... +Devamını oku
  • Kötü muameleCeza kanunu Madde 232- (1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan... +Devamını oku
  • Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulüMadde 325- (1) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletten akademik derece veya şeref, unvan, nişan ve diğer fahri rütbe veya bunlara ait maaş veya başka yararlar kabul eden vatandaşa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesiMadde 338- (1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini... +Devamını oku
  • Karşılıklılık koşuluCeza kanunu Madde 343- (1) Bu bölümde yazılı hükümlerin uygulanması, karşılıklılık koşuluna bağlıdır.
  • Hükümlü veya tutukluların ayaklanmasıMadde 296- (1) Hükümlü veya tutukluların toplu olarak ayaklanması halinde, her biri hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hükümlü veya tutuklu sayısının üçten fazla olmaması halinde, bu suçtan dolayı cezaya hükmedilmez.(2) Ayaklanma sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
  • Mal veya hizmet satımından kaçınmaMadde 240- (1) Belli bir mal veya hizmeti satmaktan kaçınarak kamu için acil bir ihtiyacın ortaya çıkmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Avukatın dava kaybetmesi onun mesleki kariyerini etkilemez. Ancak, ihmal veya kötü savunma söz konusuysa müvekkil avukata karşı tazminat davası açabilir.
  • DilencilikMadde 229- (1) Çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3) Bu suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş... +Devamını oku
  • Görülmekte olan davaların birleştirilmesi ve ayrılmasıMADDE 10(1) Kovuşturma evresinin her aşamasında, bağlantılı ceza davalarının birleştirilmesine veya ayrılmasına yüksek görevli mahkemece karar verilebilir.(2) Birleştirilen davalarda, bu davaları gören mahkemenin tâbi olduğu yargılama usulü uygulanır.(3) İşin esasına girdikten sonra ayrılan davalara aynı mahkemede devam olunur.Geniş bağlantı... +Devamını oku
  • Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlaliMadde 233- (1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan... +Devamını oku
  • İnsan ticaretiCeza kanunu Madde 80- (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/3 md.) Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek... +Devamını oku
  • Cebir TCK Madde 108(1) Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma TCK Madde 109(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden... +Devamını oku
  • Davaların birleştirilerek açılmasıMADDE 9(1) Bağlantılı suçlardan her biri değişik mahkemelerin görevine giriyorsa, bunlar hakkında birleştirilmek suretiyle yüksek görevli mahkemede dava açılabilir.Görülmekte olan davaların birleştirilmesi ve ayrılmasıMADDE 10(1) Kovuşturma evresinin her aşamasında, bağlantılı ceza davalarının birleştirilmesine veya ayrılmasına yüksek görevli mahkemece karar... +Devamını oku
  • Savaş zamanında yükümlülüklerMadde 322- (1) Savaş zamanında, Devletin silahlı kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu kuruluşu veya kamu hizmetleri yapan veya kamu ihtiyaçlarını sağlayan bir kuruluş ile iş yapmak veya eşya vermek üzere yaptıkları sözleşmedeki yükümlülükleri kısmen veya tamamen yerine getirmeyen kimseye üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî... +Devamını oku
  • Madde 81- (1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.Nitelikli hallerMadde 82- (1) Kasten öldürme suçunun;a) Tasarlayarak,b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle,d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı,e) Çocuğa... +Devamını oku
  • CEZA MUHAKEMESİ KANUNUBİRİNCİ KİTAPGenel HükümlerBİRİNCİ KISIMKapsam, Tanımlar, Görev ve YetkiBİRİNCİ BÖLÜMKapsam ve TanımlarKanunun kapsamıMADDE 1(1) Bu Kanun, ceza muhakemesinin nasıl yapılacağı hususundaki kurallar ile bu sürece katılan kişilerin hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenler.TanımlarMADDE 2(1) Bu Kanunun uygulanmasında;a) Şüpheli: Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan... +Devamını oku
  • Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs Madde 288- (Değişik: 2/7/2012-6352/93 md.)(1) Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada, hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, elli günden... +Devamını oku
  • Dolandırıcılık Madde 157(1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.Nitelikli dolandırıcılık Madde 158(1) Dolandırıcılık suçunun;a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum... +Devamını oku
  • Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkenceCeza kanunu Madde 95- (1) İşkence fiilleri, mağdurun;a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,b) Konuşmasında sürekli zorluğa,c) Yüzünde sabit ize,d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,Neden olmuşsa, yukarıdaki Ceza kanunu Maddeye göre belirlenen ceza,... +Devamını oku
  • Temel millî yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlamaMadde 305- (1) (Değişik fıkra: 29/6/2005 – 5377/38 md.) Temel millî yararlara karşı fiillerde bulunmak maksadıyla veya bu nedenle, yabancı kişi veya kuruluşlardan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kendisi veya başkası için maddi yarar sağlayan vatandaşa ya da Türkiye'de bulunan yabancıya, üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin... +Devamını oku
  • 5901 SAYILI TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU KAPSAMINDA TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI Hukuk sistemimizde Türk Vatandaşlığının kaybı halleri 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 23. Maddesi ve devamında düzenlenmiştir. Türk vatandaşlığı, seçme hakkının kullanılması ile ve yetkili makamın kararı ile kaybedilir. Türk vatandaşlığının kazanılmasında olduğu gibi kaybedilmesine yönelik işler de... +Devamını oku
  • Suçun unsurları nelerdir?Suçun unsurları, kanuni unsur, maddi unsur ve manevi unsurdur. Kanuni unsur, suçun yasada tanımlanmış olmasıdır. Maddi unsur, suçun fiilen işlenmesidir. Manevi unsur ise failin kusurlu olmasıdır.
  • Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâliTerkCeza kanunu Madde 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse,... +Devamını oku
  • İnsan üzerinde deneyTCK Madde 90(1) İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İnsan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için;a) Deneyle ilgili olarak yetkili kurul veya makamlardan gerekli iznin alınmış olması,31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle bu madde... +Devamını oku
  • Kasten Yaralama Suçu: TCK m.86 Kapsamında Hukuki ve Cezai DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 86. maddesi, kasten yaralama suçunu düzenlemektedir ve suçun temel tanımını, failin bir başkasını fiziksel olarak yaralaması şeklinde yapmaktadır. TCK m.86/1’e göre, "bir kişiye kasten yaralama" suçunun cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır. Bu suç, bedeni bütünlüğe karşı işlenen suçlar arasında yer... +Devamını oku
  • Kasten Yaralama Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukuku'na Göre Detaylı İncelemeKasten yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında düzenlenen ve bireylerin vücut bütünlüğüne karşı işlenen suçlar arasında yer alan önemli bir fiildir. Bu suç, mağdurun fiziksel olarak zarar görmesine neden olan eylemleri kapsar. Kasten yaralama suçları ve cezaları, suçu işleyenin niyetine, kullanılan yönteme ve... +Devamını oku
  • Karşılıklılık koşuluCeza kanunu Madde 343- (1) Bu bölümde yazılı hükümlerin uygulanması, karşılıklılık koşuluna bağlıdır.
  • Yaralama Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukukuna Göre Detaylı İncelemeYaralama suçları, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında bireylerin vücut bütünlüğünü koruma altına alan önemli suç tiplerinden biridir. Bu suçlar, failin mağdura fiziksel zarar vermesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Türk hukuk sisteminde, yaralama suçları basit ve nitelikli olmak üzere iki ana kategoride ele alınmaktadır. İşte TCK'... +Devamını oku
  • Malvarlığına Karşı SuçlarHırsızlıkTCK Madde 141 Hırsızlık(1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)Nitelikli hırsızlıkNitelikli hırsızlık TCK Madde 142(1) Hırsızlık suçunun;a) Kime ait olursa olsun... +Devamını oku

Sayfalar

Antalya Ceza Avukatı ile Gasp Suçunun Cezası ve Savunma Stratejileri

Antalya Ceza Avukatı olarak gasp suçlarıyla ilgili ceza yargılamalarında sıkça karşılaşılan hukuki sorunları detaylı şekilde ele almak gerekir. Gasp suçu, Türk Ceza Kanunu’na göre cebir veya tehdit kullanılarak bir başkasının malının alınması şeklinde tanımlanır ve ağır bir suç kategorisinde yer alır.

Antalya’da gasp suçuna ilişkin yargılamalar genellikle Ağır Ceza Mahkemelerinde yürütülmekte ve sanıklar ciddi cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalmaktadır.

Bu nedenle Antalya’da bir gasp suçuyla suçlanan kişi mutlaka deneyimli bir Antalya Ceza Avukatı ile savunma sürecini yürütmelidir. Gasp suçunun temel unsuru, cebir veya tehdidin mal edinmeye yönelik olarak kullanılmasıdır. Antalya Ceza Avukatları, bu unsurun oluşup oluşmadığını olayın delillerine ve tanık beyanlarına göre değerlendirir.

Gasp suçunun temel hali 6 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırken, nitelikli hallerde bu ceza 10 yıldan az olamaz. Silahla, birden fazla kişiyle, gece vakti veya kişinin kendisini tanınmaz hale getirerek işlenen gasp suçları TCK m.149 kapsamında değerlendirilir.

Antalya Ceza Avukatı olarak uygulamada sıkça karşılaştığımız bir diğer durum, suça teşebbüs halidir; bu durumda cezada indirim yapılması mümkündür.

Failin cebir kullanmasına rağmen malın ele geçirilememesi, gasp suçunun teşebbüs kapsamında değerlendirilmesine neden olur.

Antalya’daki birçok gasp davası, şehir merkezinde, turistik alanlarda veya kalabalık bölgelerde meydana gelmektedir. Bu gibi durumlarda olay yeri kameraları, güvenlik görevlisi tanıkları ve polis tutanakları savunma açısından kritik delillerdir. Antalya Ceza Avukatları bu tür delilleri titizlikle inceleyerek failin suçu işleyip işlemediğini ortaya koymaya çalışır. Eğer failin kastı yoksa veya cebir/tehdit yoksa gasp değil başka bir suç gündeme gelebilir. Gasp suçunda kast, failin malı zorla elde etmek istemesidir; bu yoksa ceza verilmemelidir.

Sanığın eyleminin kendini savunmak amacı taşıdığı durumlarda meşru müdafaa savunması Antalya Ceza Mahkemelerinde sıkça gündeme gelir.

Antalya Ceza Avukatı, olayın detaylarını analiz ederek sanığın meşru müdafaa kapsamında hareket ettiğini ispat etmeye çalışabilir.

Ayrıca sanığın olayda tahrik altında hareket ettiği durumlarda da ceza indirimi gündeme gelir. Tahrik, gasp suçunun cezasında ciddi indirim sağlar ve failin hukuki durumunu önemli ölçüde etkiler.

Antalya Ceza Avukatları, müvekkillerinin lehine olan bu unsurları etkili biçimde savunma dosyasına yansıtır.

Etkin pişmanlık, gasp suçlarında cezayı azaltan bir diğer önemli husustur. Failin mağdura zararını tazmin etmesi, malı iade etmesi veya suçu kabul ederek adalete yardımcı olması ceza indirimiyle sonuçlanabilir. Antalya Ceza Avukatı olarak bu gibi durumlarda ceza mahkemelerinden cezanın alt sınırdan verilmesi yönünde talepte bulunulabilir. Sanığın sabıkasız oluşu, yaşının küçük olması, olay sonrası pişmanlık göstermesi gibi kişisel haller de cezada etkili olur.

Antalya’daki ağır ceza yargılamalarında, sanığın adli sicil kaydı ve sosyal durumu dikkate alınarak ceza hükmü oluşturulur. Ayrıca Antalya Ceza Avukatlarının uzmanlıkla sunduğu savunmalar sayesinde tutuklama yerine adli kontrol uygulanması da sağlanabilir.

Gasp suçları şikâyete tabi olmadığından savcılık doğrudan soruşturma başlatabilir, bu da sürecin profesyonelce yönetilmesini zorunlu kılar. Antalya Ceza Avukatı, şüphelinin ifadesinden itibaren mahkeme aşamasına kadar süreci hukuka uygun şekilde yürütmelidir. Aksi halde delillerin eksik toplanması, sanığın haklarının ihlal edilmesi veya savunmanın etkisiz kalması durumlarıyla karşılaşılabilir. Bu da sanığın gereğinden fazla cezalandırılmasına veya adil yargılanma hakkının ihlaline yol açabilir.

Antalya’da Ceza Avukatı olarak görev yapan hukukçular, Yargıtay içtihatlarını ve yerel mahkeme kararlarını yakından takip eder. Bu sayede her gasp dosyasına özgü özel bir savunma stratejisi geliştirerek sanığın lehine en iyi sonucu elde etmeyi hedeflerler.

Delil yetersizliği, çelişkili tanık beyanları veya olayın hukuki niteliği doğru belirlenmemişse beraat kararı da mümkündür. Ceza yargılamalarında “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi, Antalya Ceza Mahkemeleri nezdinde önemli bir savunma argümanıdır. Gasp suçunun ağır cezai sonuçlar doğurması nedeniyle, Antalya’da bu alanda uzmanlaşmış ceza avukatlarına danışmak şarttır. Uzman bir Antalya Ceza Avukatı, hem savunma hakkını korur hem de sanığın özgürlüğü için en etkili hukuki yolları izler. Bu süreçte delillerin toplanması, tanıklarla iletişim kurulması ve hukuki dilekçelerin zamanında sunulması önem taşır. Gasp suçunda cezai sorumluluğun sınırlandırılması ya da tamamen ortadan kaldırılması, etkin ve bilimsel savunma ile mümkündür. Antalya Ceza Avukatı, müvekkilinin durumu ne olursa olsun adil bir yargılama yapılmasını sağlamaya odaklanır. Antalya’da gasp suçu nedeniyle hakkında dava açılan herkesin hukuki destek alması, hem savunma haklarının korunması hem de daha hafif bir ceza alma açısından kritik öneme sahiptir.