Fuhuş Suçu

FUHUŞ SUÇU: TÜRK CEZA HUKUKU AÇISINDAN BİR DEĞERLENDİRME
Fuhuş suçu, kamu düzenini ve ahlakını korumaya yönelik suç tiplerinden biri olarak Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) düzenlenmiştir. Bu suç, esas olarak bireyin cinsel dokunulmazlığına değil, toplumun genel ahlakına ve sağlığına yönelen bir tehdit olarak kabul edilmektedir. TCK’nın 227. maddesi, fuhşa teşvik, aracılık etme, yer temin etme ve bu işten kazanç sağlama fiillerini suç olarak tanımlar.
Fuhuş suçunun temel unsuru, rızaya dayalı olsa dahi bir kişinin başkasını fuhuş yapmaya teşvik etmesi ya da bu fiili kolaylaştırmasıdır. Maddede, fiilin icrası için failin maddi bir menfaat elde etmesi şart koşulmamıştır; dolayısıyla sadece aracılık etmek dahi suç teşkil eder. Fuhşa teşvik suçu, somut bir fuhuş eylemi gerçekleşmese bile tamamlanmış sayılabilir.
TCK madde 227/1’e göre, bir kişiyi fuhuş yapmaya teşvik eden veya bu konuda aracılık eden kişi 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Aynı maddenin 2. fıkrasında ise, fuhşa yer temin eden ya da bu fiilden kazanç sağlayan kimseye 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve adli para cezası öngörülmüştür. Suçun çocuklara karşı işlenmesi halinde ise ceza miktarı artmaktadır ve mağdurun rızası bu durumda hukuken geçersiz kabul edilmektedir.
TCK 227/3, çocuğu fuhuşa teşvik eden, yönlendiren ya da buna yer sağlayan kişinin 4 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacağını hüküm altına alır. Aynı fiil bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenirse, verilecek cezanın artırılacağı da hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, suça iştirak edenlerin —örneğin fuhuş yapılan yere müşteri getiren kişiler— de asli fail gibi cezalandırılmaları mümkündür. Kanun, fuhşa zorlama, tehdit veya hile kullanılması durumunda suçu nitelikli hale getirmekte ve ceza oranını artırmaktadır. Türk Ceza Kanunu’na göre fuhuş suçu, şikâyete bağlı suçlardan değildir ve savcılık re’sen soruşturma başlatabilir.
Bununla birlikte, mağdurun yabancı uyruklu olması halinde, fuhşa aracılık eden kişinin Türk vatandaşı olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ceza Kanunu uygulanır. Suçun kamu görevlisi tarafından görevin sağladığı nüfuz kullanılarak işlenmesi halinde, cezanın yarı oranında artırılması öngörülmüştür.
Ayrıca, 5237 sayılı TCK’nın 227. maddesinde öngörülen cezaların yanı sıra, suçtan elde edilen menfaatlerin müsaderesi (el konulması) de mümkündür. Fuhuş suçu, ceza hukukunun genel ilkeleri çerçevesinde objektif ve sübjektif unsurları bakımından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir suç tipidir.
Türk ceza yargılamasında, fuhuş suçu kapsamında tanık beyanları, teknik takip ve kolluk kuvvetlerinin raporları önemli delil kaynaklarını oluşturur. Mahkemeler, mağdurun beyanlarını destekleyen somut delil arayışında titiz davranmak zorundadır.
Fuhuş suçuyla mücadelede, uluslararası iş birliği ve insan ticaretiyle ilgili düzenlemeler de etkili biçimde kullanılmaktadır. Özellikle sınır aşan fuhuş organizasyonlarına karşı INTERPOL ve Europol gibi kuruluşlarla bilgi paylaşımı yapılmaktadır.
Ceza hukukunun koruma işlevi, fuhuş gibi suçlarda yalnızca cezalandırma ile sınırlı kalmayıp mağdurların korunması ve topluma yeniden kazandırılması amacıyla sosyal politikaları da içermelidir.
Fuhuş suçunun önlenmesi, yalnızca ceza hukuku yaptırımları ile değil; eğitim, ekonomik destek ve toplumsal farkındalık programları ile de mümkündür. TCK’nın 227. maddesi, Anayasa’da yer alan insan onuru ve toplum sağlığının korunması ilkeleri ile doğrudan ilişkilidir.
Sonuç olarak, fuhuş suçu hem bireysel haklar hem de kamu düzeni açısından önem arz eden çok boyutlu bir suç tipi olup, Türk Ceza Kanunu bu konuda detaylı ve caydırıcı hükümler içermektedir.
Makaleler | Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesiCeza kanunu Madde 338- (1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî... +Devamını oku
-
Denetim görevinin ihmaliMadde 251- (1) Zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine kasten göz yuman denetimle yükümlü kamu görevlisi, işlenen suçun müşterek faili olarak sorumlu tutulur.(2) Denetim görevini ihmal ederek, zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine imkan sağlayan kamu görevlisi, üç aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Ceza Kanununun amacıTck Ceza kanunu Madde 1(1) Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemektir. Kanunda, bu amacın gerçekleştirilmesi için ceza sorumluluğunun temel esasları ile suçlar, ceza ve güvenlik tedbirlerinin türleri düzenlenmiştir.Suçta ve cezada kanunîlik... +Devamını oku
-
Suçu bildirmemeMadde 278- (İptal: Anayasa Mahkemesinin 30/6/2011 tarihli ve E.:2010/52, K.:2011/113 sayılı Kararı ile.; Değişik: 2/7/2012-6352/91 md.)(1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara... +Devamını oku
-
Alkol ve Uyuşturucu Madde Etkisinde Araç Kullanma Suçunda Savunma Nasıl Yapılır?Türk Ceza Hukuku Çerçevesinde Akademik Bir İncelemeGirişAlkol ve uyuşturucu madde etkisinde araç kullanma suçu, trafik güvenliğini doğrudan tehdit eden ve hem bireysel hem toplumsal zararlar doğurabilen önemli bir hukuki konudur. Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Karayolları Trafik Kanunu (KTK) kapsamında düzenlenen bu suç,... +Devamını oku
-
Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâliTerkCeza kanunu Madde 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse,... +Devamını oku