Kasten Yaralama Suçu

Kasten Yaralama Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından Değerlendirme
Kasten yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 86. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir ve bireyin vücut bütünlüğüne yönelik kasıtlı eylemleri cezalandırmayı amaçlamaktadır. TCK m.86/1’e göre, “Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi” bu suçu işlemiş sayılır. Bu suçun oluşabilmesi için failin kastının varlığı şart olup, mağdurun rızası suçu ortadan kaldırmaz. Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralanmalar bakımından ceza genellikle daha hafif olup, mağdurun şikâyeti aranır (TCK m.86/2). Ancak mağdurun şikâyeti olmasa dahi, eğer suç kamu görevlisine karşı görev sırasında işlenmişse re’sen kovuşturma yapılır.
Kasten yaralama suçu hem serbest hareketli hem de neticeli bir suçtur; fiilin mağdura zarar verici niteliği esas alınır. Fiilin icra hareketiyle vücut bütünlüğünü bozması, suçun tipiklik unsurudur. Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere, saldırının mağdurun fiziksel sağlığında geçici de olsa bir bozulmaya yol açması aranır. Fiilin doğrudan kastla veya olası kastla işlenmesi mümkündür; ancak taksirle yaralama bu suç kapsamında değerlendirilemez (ayrıca TCK m.89). TCK m.86/3’te ise kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kişiye karşı, ya da silahla işlenen kasten yaralama suçları için cezanın artırılacağı belirtilmiştir.
Kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hali ise TCK m.87’de düzenlenmiştir. Eğer fiil, mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olmuşsa ceza artırılır. Aynı şekilde, kemik kırılması ya da yüzün sürekli değişmesine yol açan yaralanmalar da ağır netice olarak değerlendirilir. Fiil mağdurun yaşamını tehlikeye sokacak nitelikteyse ceza alt sınırı beş yıldan başlar. Bu maddede sayılan neticelerin gerçekleşmesi hâlinde fail, basit kasten yaralamaya göre daha ağır bir yaptırımla karşılaşır.
Kasten yaralama suçu bakımından cezayı hafifleten nedenlerden biri, haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesidir (TCK m.29). Aynı zamanda, meşru müdafaa kapsamında yapılan fiiller hukuka uygunluk nedeni sayılarak cezayı tamamen ortadan kaldırabilir. Cezanın bireyselleştirilmesi sürecinde failin yaşı, mağdurla olan ilişkisi, suçun işleniş biçimi ve failin geçmişi dikkate alınır. Suçun zincirleme şekilde işlenmesi veya birden fazla kişiye karşı aynı fiille gerçekleştirilmesi durumunda cezalar birleştirilebilir. Bu tür suçlarda genellikle mağdurun adli raporu, doktor muayenesi ve görgü tanıklarının ifadeleri önemli delil niteliği taşır.
Suçun faili ve mağduru herkes olabilir; ancak bazı durumlarda mağdurun özel niteliği (örneğin çocuk ya da yaşlı olması) cezanın artmasına neden olur. Suçun işlenmesinde kullanılan araç, failin kast derecesi ve olayın genel koşulları ceza tayininde dikkate alınan hususlar arasında yer alır. Kasten yaralama suçu, yalnızca bireyin bedensel bütünlüğüne değil, aynı zamanda toplumun güvenliğine ve kamu düzenine de zarar veren bir fiildir. Türk ceza hukuku, bu suçu hem önleyici hem de caydırıcı nitelikteki hükümlerle kapsamlı biçimde düzenlemiştir. Neticede, TCK’nın 86 ve 87. maddeleri hem suçun temel halini hem de nitelikli ve ağır sonuç doğuran hallerini ayrıntılı olarak açıklamaktadır.
Makaleler | Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklamaMadde 329- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye... +Devamını oku
-
Göreve ilişkin sırrın açıklanması Madde 258(1) Görevi nedeniyle kendisine verilen veya aynı nedenle bilgi edindiği ve gizli kalması gereken belgeleri, kararları ve emirleri ve diğer tebligatı açıklayan veya yayınlayan veya ne suretle olursa olsun başkalarının bilgi edinmesini kolaylaştıran kamu görevlisine, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Kamu görevlisi sıfatı sona erdikten... +Devamını oku
-
Suç üstlenmeMadde 270- (1) Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi halinde; verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir.
-
Gizliliğin ihlaliMadde 285- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/92 md.)(1) Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun oluşabilmesi için;a) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğinin açıklanması suretiyle, suçlu sayılmama karinesinden yararlanma hakkının veya haberleşmenin gizliliğinin ya da özel hayatın... +Devamını oku
-
Metamfetamin Cezası için Ceza kanunu Madde 191' e bakmamız gerekmektedir.Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı Ceza kanunu Madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı Ceza kanunu Madde kullanmakCeza kanunu Madde 191- (Değişik: 18/6/2014 – 6545/68 md.) (1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı Ceza kanunu Madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da... +Devamını oku
-
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılmasıMadde 268- (1) İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır.[2]Etkin pişmanlıkMadde 269- (1) İftira edenin, mağdur hakkında adlî veya idari soruşturma başlamadan önce,... +Devamını oku