Ceza Muhakemesinde Deliller ve İspatlar
Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

Ceza Muhakemesinde Deliller ve İspat Araçları
Giriş
Ceza muhakemesi hukuku, suç isnadı altındaki birey ile devleti karşı karşıya getiren ve bireyin temel haklarını etkileyebilecek nitelikte bir süreci düzenleyen özel bir yargı alanıdır. Bu süreçte en önemli unsurlardan biri delil sistemidir. Deliller ve ispat araçları, maddi gerçeğe ulaşılmasını ve adil bir yargılamanın gerçekleştirilmesini sağlar. Delil kavramı, yargılamada bir olayın veya durumun doğruluğunu ortaya koymak amacıyla kullanılan araçlardır. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), delil ve ispat sistemine ilişkin önemli düzenlemeler içermektedir. Bu makalede, delil kavramı, delil türleri, delil elde etme yöntemleri, delillerin değerlendirilmesi ve ispat yükü gibi konular akademik çerçevede ve ilgili mevzuat ışığında açıklanacaktır.
1. Delil Kavramı ve Hukuki Niteliği
1.1. Delil Tanımı
Delil, bir olayın vuku bulup bulmadığını, failin kimliğini, suçun unsur ve niteliklerini belirlemek amacıyla mahkemenin vicdani kanaatine başvuracağı bilgi ve belgelerdir. Ceza yargılamasında delil, sadece suçu ve sanığın suçla olan bağlantısını göstermekle kalmaz, aynı zamanda hukuka uygun biçimde elde edilmiş olmalıdır.
1.2. CMK’de Delil Kavramı
CMK’da delil tanımı açıkça yapılmamış olsa da CMK m. 206, 207, 217 ve devamı maddelerde delillere ilişkin düzenlemeler mevcuttur. Özellikle CMK m. 217/1 şu şekildedir:
“Hakim, kararını duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayanarak verir.”
Bu madde, doğrudan doğruya yargılama ilkesi ile bağlantılıdır. Yani hâkim, kararını yalnızca mahkemede tartışılmış deliller üzerinden kurabilir.
2. Delil Türleri
2.1. Maddi Deliller
Olay yerinde bulunan iz, eşya, silah gibi fiziksel varlığı olan nesnelerdir. Örneğin; cinayet mahallinde bulunan kanlı bıçak maddi delildir.
2.2. Tanık Beyanları
Tanık, olaya doğrudan veya dolaylı biçimde tanık olmuş kişidir. Tanıklık müessesesi CMK m. 43-61 arasında düzenlenmiştir. Tanığın beyanı, olayın aydınlatılması için önemli bir delil kaynağıdır.
2.3. Sanık ve Şüpheli İfadesi
CMK m. 147 uyarınca, şüpheli veya sanığın ifadesi alınırken müdafi yardımından yararlanma hakkı, susma hakkı ve isnadın bildirilmesi gibi temel güvencelere uyulmalıdır. Bu ifade, hem aleyhe hem lehine delil olabilir.
2.4. Bilirkişi İncelemesi
Bilimsel ve teknik konularda uzman görüşü alınmasıdır. CMK m. 62-73 arasında bilirkişilik düzenlenmiştir. DNA testi, kriminal rapor gibi uzmanlık gerektiren deliller bu kapsamda değerlendirilir.
2.5. Belge ve Kayıtlar
Resmî evraklar, kamera kayıtları, ses kayıtları gibi yazılı veya dijital belgeler delil olarak kullanılabilir. Ancak bu tür delillerin hukuka uygun elde edilmesi gerekmektedir.
2.6. Keşif ve Olay Yeri İncelemesi
CMK m. 83-87 arasında düzenlenen keşif, olay yerinde yapılan teknik inceleme faaliyetidir. Olayın meydana geliş şekli hakkında doğrudan bilgi verir.
3. Delillerin Hukuka Uygunluğu
3.1. Hukuka Aykırı Delil Yasağı
CMK m. 206/2-a ve CMK m. 217/2 hükümleri uyarınca, hukuka aykırı şekilde elde edilmiş deliller yargılamada kullanılamaz.
CMK m. 217/2: “Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.”
Anayasa’nın m. 38/6 fıkrası da bu durumu pekiştirir:
“Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.”
Bu çerçevede, örneğin kişinin rızası veya hakim kararı olmadan yapılan gizli dinlemeler hukuka aykırı delildir.
4. Delil Elde Etme Yöntemleri
4.1. Arama ve El Koyma (CMK m. 116-134)
Arama işlemleri hâkim kararıyla veya gecikmesinde sakınca olan hallerde Cumhuriyet savcısı emriyle yapılabilir. El koyma da hâkim onayına tabidir.
4.2. İletişimin Tespiti ve Teknik Takip (CMK m. 135-140)
Ağır suçlarda, hâkim kararı ile iletişimin dinlenmesi, teknik araçlarla izlenmesi mümkündür. Ancak bu önlemler sınırlı süre ve belirli suçlar için uygulanabilir.
4.3. Gizli Soruşturmacı ve Muhbir Kullanımı
CMK m. 139 uyarınca, gizli soruşturmacı görevlendirilebilir. Ancak bu yöntemlerin istisnai olduğu ve denetim altında uygulanması gerektiği unutulmamalıdır.
5. İspat ve İspat Yükü
5.1. İspat Yükü
Ceza muhakemesinde genel kural, "şüpheden sanık yararlanır" (in dubio pro reo) ilkesidir. Bu doğrultuda, ispat yükü kamu makamlarına, yani Cumhuriyet savcılığına aittir. Sanığın suçu işlediği, her türlü şüpheden uzak biçimde ispat edilmelidir.
5.2. Vicdani Kanaat İlkesi
CMK m. 217/1 gereği hâkim, delilleri serbestçe takdir eder. Ancak bu serbesti keyfîlik anlamına gelmez. Delillerin mahkemede tartışılmış ve hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması gerekir.
6. Delillerin Değerlendirilmesi ve Karar
Yargılamanın sonunda mahkeme, sunulan delilleri değerlendirerek bir karara ulaşır. Bu değerlendirme sırasında;
-
Delillerin tartışılmış olması,
-
Hukuka uygun elde edilmiş olması,
-
Delil ile vakıa arasında illiyet bağının bulunması gerekir.
Eğer tüm deliller şüphe yaratacak düzeyde ise, sanık lehine hüküm kurulmalıdır. Bu, ceza muhakemesi sisteminin temel güvencelerindendir.
Ceza muhakemesi, kişilerin özgürlük ve güvenliğini doğrudan ilgilendiren bir yargı süreci olduğundan, delil sisteminin hem güvenilir hem de adil olması büyük önem taşır. Delillerin hukuka uygun şekilde toplanması, mahkemede doğrudan doğruyalık ilkesiyle tartışılması ve vicdani kanaate dayalı olarak değerlendirilmesi adil yargılanma hakkının temelini oluşturur. Hukuka aykırı yollarla elde edilmiş delillerin yasaklanması ise birey haklarının korunmasının bir göstergesidir. Bu bağlamda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun delil sistemine ilişkin hükümleri, hem maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını hem de sanığın adil şekilde yargılanmasını temin eden temel unsurlardır.
Kaynakça:
-
Ceza Muhakemesi Kanunu (5271 Sayılı)
-
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
-
Yargıtay Kararları
-
Doktrinel kaynaklar: Feridun Yenisey, Bahri Öztürk, Nur Centel, Hamide Zafer – Ceza Muhakemesi Hukuku
Makaleler | Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı SuçlarYabancı devlet başkanına karşı suçMadde 340- (1) Yabancı devletlerden birinin başkanına karşı bir suç işleyen kişiye verilecek ceza, sekizde biri oranında artırılır. Suçun müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.(2) Fiil, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan ise, soruşturma... +Devamını oku
-
Kamu görevlisinin ticareti Madde 259(1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak, bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
-
Askerî yasak bölgelere girmeMadde 332- (1) Devletin askerî yararı gereği girilmesi yasaklanmış olan yerlere, gizlice veya hile ile girenlere iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesiMadde 88(1) Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.Taksirle yaralamaMadde 89(1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin... +Devamını oku
-
Yabancı tarafından işlenen suçMadde 12- (1) Bir yabancı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı en az bir yıl hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede Türkiye'nin zararına işlediği ve kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, Türk kanunlarına göre cezalandırılır. Yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine bağlıdır.(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen suçun... +Devamını oku
-
Suç için anlaşmaMadde 316- (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçlardan herhangi birini elverişli vasıtalarla işlemek üzere iki veya daha fazla kişi, maddi olgularla belirlenen bir biçimde anlaşırlarsa, suçların ağırlık derecesine göre üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Amaçlanan suç işlenmeden veya anlaşma dolayısıyla soruşturmaya başlanmadan önce bu... +Devamını oku
-
Cinayet davalarına hangi avukat bakar?Cinayet davalarına genellikle ağır ceza avukatları bakar. Ağır ceza mahkemelerinde görülen davalarda, ağır ceza alanında uzmanlaşmış avukatlar sanığı ya da mağduru savunur.Cinayet işlemiş biri avukat olabilir mi?Türk hukuk sisteminde, ağır ceza gerektiren suçlardan (örneğin cinayet) mahkûm olan biri, Avukatlık Kanunu’nun 5. maddesi gereği avukat olamaz.... +Devamını oku
-
Hak kullanımını ve beslenmeyi engellemeMadde 298- (1) Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların haberleşmelerini, ziyaretçileriyle görüşmelerini, iyileştirme ve eğitim programları çerçevesinde eğitim ve spor, meslek kazandırma ve işyurdu çalışmaları ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmalarını, kurum tabibince muayene ve tedavi edilmelerini, müdafi veya... +Devamını oku
-
Kaçmaya imkan sağlamaMadde 294- (1) Gözaltına alınanın veya tutuklunun kaçmasını sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hükümlünün kaçmasını sağlayan kişi, çekilecek olan hapis cezasının süresine göre iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, hükümlünün cezası;a) Müebbet hapis cezası ise, beş yıldan sekiz yıla,b) Ağırlaştırılmış müebbet... +Devamını oku
-
Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlaliMadde 233- (1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan... +Devamını oku
-
Resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulmasıMadde 290- (1) Hükmen hak sahiplerine teslim edilen taşınmaz mallara tekrar elkoyan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Muhafaza edilmek üzere başkasına resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan taşınır malın bu kişinin elinden rızası dışında alınması halinde hırsızlık, cebren alınması... +Devamını oku
-
Görülmekte olan davaların birleştirilmesi ve ayrılmasıMADDE 10(1) Kovuşturma evresinin her aşamasında, bağlantılı ceza davalarının birleştirilmesine veya ayrılmasına yüksek görevli mahkemece karar verilebilir.(2) Birleştirilen davalarda, bu davaları gören mahkemenin tâbi olduğu yargılama usulü uygulanır.(3) İşin esasına girdikten sonra ayrılan davalara aynı mahkemede devam olunur.Geniş bağlantı... +Devamını oku
-
Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlaliMadde 233- (1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan... +Devamını oku
-
Ticarî sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanmasıMadde 239- (1) Sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikayet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile... +Devamını oku
-
Suç uydurmaMadde 271- (1) İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Devlete karşı savaşa tahrikMadde 304- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı savaş açması veya hasmane hareketlerde bulunması için yabancı devlet yetkililerini tahrik eden veya bu amaca yönelik olarak yabancı devlet yetkilileri ile işbirliği yapan kişi, on yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Mülga ikinci cümle: 29/6/2005 – 5377/37 md.)(2) Bu madde uygulamasında, Türkiye... +Devamını oku
-
Cinsel Taciz İftirası Karşısında Yapılması Gerekenler: Türk Ceza Hukuku Açısından DeğerlendirmeGirişCinsel taciz suçu, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 105. maddesinde düzenlenmiş olup kişilerin cinsel dokunulmazlığını koruma amacı güder. Ancak kimi durumlarda, bu suçla ilgili olarak asılsız iddialar ileri sürülebilmekte ve kişiler hakkında cinsel taciz iftirası yöneltilebilmektedir. Bu durum, yalnızca... +Devamını oku
-
Denetim görevinin ihmaliMadde 251- (1) Zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine kasten göz yuman denetimle yükümlü kamu görevlisi, işlenen suçun müşterek faili olarak sorumlu tutulur.(2) Denetim görevini ihmal ederek, zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine imkan sağlayan kamu görevlisi, üç aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Organ veya doku ticaretiCeza kanunu Madde 91- (1) Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın, kişiden organ alan kimse, beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun konusunun doku olması halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Hukuka aykırı olarak, ölüden organ veya doku alan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(3) Organ veya doku... +Devamını oku
-
Nüfuz ticareti Madde 255- (Değişik: 2/7/2012-6352/89 md.)(1) Kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle, haksız bir işin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya bir başkasına menfaat temin eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Kişinin kamu görevlisi olması... +Devamını oku
-
Askerleri itaatsizliğe teşvikMadde 319- (1) Askerleri veya askerî idareye bağlı olarak görev yapan diğer kişileri kanunlara karşı itaatsizliğe veya yeminlerini bozmaya veya askerî disiplini veya askerlik hizmetine ilişkin görevlerini ihlale yönelten ve tahrik edenler ile kanunlara, yeminlere veya disiplin veya diğer görevlere aykırı hareketleri askerler önünde öven veya iyi gördüğünü söyleyen... +Devamını oku
-
Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılmasıMadde 256- (1) Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin, görevini yaptığı sırada, kişilere karşı görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması halinde, kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
-
Askerleri itaatsizliğe teşvikMadde 319- (1) Askerleri veya askerî idareye bağlı olarak görev yapan diğer kişileri kanunlara karşı itaatsizliğe veya yeminlerini bozmaya veya askerî disiplini veya askerlik hizmetine ilişkin görevlerini ihlale yönelten ve tahrik edenler ile kanunlara, yeminlere veya disiplin veya diğer görevlere aykırı hareketleri askerler önünde öven veya iyi gördüğünü söyleyen... +Devamını oku
-
Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılamaMadde 301- (Değişik: 30/4/2008-5759/1 md.)(1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Devletin askerî veya emniyet teşkilatını... +Devamını oku
-
Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi Madde 262(1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Kamu görevlisinin suçu bildirmemesiMadde 279- (1) Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun, adlî kolluk görevini yapan kişi tarafından işlenmesi halinde,... +Devamını oku
-
Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı SuçlarCumhurbaşkanına hakaretMadde 299- (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/35 md.) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.... +Devamını oku
-
Cinayet davalarına genellikle ağır ceza avukatları bakar. Ağır ceza mahkemelerinde görülen davalarda, ağır ceza alanında uzmanlaşmış avukatlar sanığı ya da mağduru savunur.Cinayet işlemiş biri avukat olabilir mi?Türk hukuk sisteminde, ağır ceza gerektiren suçlardan (örneğin cinayet) mahkûm olan biri, Avukatlık Kanunu’nun 5. maddesi gereği avukat olamaz. Avukatlık yapabilmek için belirli etik ve... +Devamını oku
-
Kamu görevlisinin ticareti Madde 259(1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak, bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
-
Temel millî yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlamaMadde 305- (1) (Değişik fıkra: 29/6/2005 – 5377/38 md.) Temel millî yararlara karşı fiillerde bulunmak maksadıyla veya bu nedenle, yabancı kişi veya kuruluşlardan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kendisi veya başkası için maddi yarar sağlayan vatandaşa ya da Türkiye'de bulunan yabancıya, üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin... +Devamını oku
-
Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmemeMadde 284- (1) Hakkında tutuklama kararı verilmiş olan veya hükümlü bir kişinin bulunduğu yeri bildiği halde yetkili makamlara bildirmeyen kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İşlenmiş olan bir suça ilişkin delil ve eserlerin başkaları tarafından saklandığı yeri bildiği halde yetkili makamlara bildirmeyen kimse, yukarıdaki fıkra... +Devamını oku
-
Kasten Yaralama Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukuku'na Göre Detaylı İncelemeKasten yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında düzenlenen ve bireylerin vücut bütünlüğüne karşı işlenen suçlar arasında yer alan önemli bir fiildir. Bu suç, mağdurun fiziksel olarak zarar görmesine neden olan eylemleri kapsar. Kasten yaralama suçları ve cezaları, suçu işleyenin niyetine, kullanılan yönteme ve... +Devamını oku
-
Bilişim sistemine girmeMadde 243- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.[1](2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.(3) Bu fiil nedeniyle sistemin... +Devamını oku