Düşmanla işbirliği yapmak Suçları ve Cezaları | Ceza Hukuku Davaları

Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

Düşmanla işbirliği yapmak

Madde 303- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile savaş halinde olan devletin ordusunda hizmet kabul eden, düşman devletin yanında Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı silahlı mücadeleye giren vatandaş, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Düşman devlet ordusunda herhangi bir komuta görevi üstlenen vatandaş, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.

(4) Savaş zamanında düşman devlet toprağında bulunup da bu devlet ordusunda hizmete alınmak mecburiyetinde kalan vatandaş hakkında, bu nedenle cezaya hükmolunmaz.

İçerik Yayınlanma Tarihi: Ça, 03/12/2025 - 21:39

Makaleler | Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi

Toplam 699 konu bulundu
  • Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklamaMadde 329- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye... +Devamını oku
  • Şerefe Karşı Suçlar Türk Ceza KanunuHakaretTCK Madde 125(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...)50 veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç... +Devamını oku
  • Yaralama Suçu ve Hukuki BoyutuTürk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında ele alınan yaralama suçu, bir kişinin vücut bütünlüğüne kasten zarar verilmesi anlamına gelir. TCK’nın 86. maddesinde düzenlenen bu suç, basit yaralama ve nitelikli yaralama olmak üzere ikiye ayrılır. Suçun oluşabilmesi için mağdurun bedensel veya ruhsal sağlığının bozulması gerekmektedir.Basit Yaralama Suçu ve CezasıTCK 86/1’e göre... +Devamını oku
  • Davanın nakliMADDE 19(1) Yetkili hâkim veya mahkeme, hukukî veya fiilî sebeplerle görevini yerine getiremeyecek hâlde bulunursa; yüksek görevli mahkeme, davanın başka yerde bulunan aynı derecede bir mahkemeye nakline karar verir.(2) Kovuşturmanın görevli ve yetkili olan mahkemenin bulunduğu yerde yapılması kamu güvenliği için tehlikeli olursa, davanın naklini Adalet Bakanı Yargıtaydan ister.... +Devamını oku
  • Karşılıklılık koşuluCeza kanunu Madde 343- (1) Bu bölümde yazılı hükümlerin uygulanması, karşılıklılık koşuluna bağlıdır.
  • Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâliTerkCeza kanunu Madde 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse,... +Devamını oku
  • Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılmasıMadde 268- (1) İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır.[2]Etkin pişmanlıkMadde 269- (1) İftira edenin, mağdur hakkında adlî veya idari soruşturma başlamadan önce,... +Devamını oku
  • Elektronik Kelepçe Nedir?Elektronik kelepçe uygulaması, modern ceza adaleti sistemlerinde suçla mücadelede ve toplum güvenliğini sağlamada önemli bir alternatif denetim yöntemi olarak öne çıkmaktadır. Özellikle cezanın infazı, adli kontrol ve koruma tedbirleri bağlamında kullanılan bu yöntem, hem cezaevlerinin yükünü azaltmakta hem de şüpheli veya hükümlü bireylerin toplumla bağını koparmadan... +Devamını oku
  • Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlaliMadde 233- (1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan... +Devamını oku
  • Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlıkMadde 276- (1) Yargı mercileri veya suçtan dolayı kanunen soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinlemek yetkisine sahip bulunan kişi veya kurul tarafından görevlendirilen bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaada bulunması halinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Birinci fıkrada belirtilen kişi veya kurullar tarafından... +Devamını oku
  • Suçu ve suçluyu övmeMadde 215- (1) İşlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, bu nedenle kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması hâlinde, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Cebir TCK Madde 108(1) Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma TCK Madde 109(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden... +Devamını oku
  • Başkasına Ait Kimlik Bilgilerini Kullanma Suçu: TCK m.268 Kapsamında Hukuki DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 268. maddesi, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçunu düzenlemektedir. Bu suç, bir kişinin başkasının kimlik bilgilerini izinsiz olarak kullanması ile gerçekleşir ve genellikle kimlik hırsızlığı olarak adlandırılır. Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak, özellikle finansal... +Devamını oku
  • Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf Madde 261(1) İlgili kanunlarda belirlenen koşullara aykırı olduğunu bilerek, kişilerin taşınır veya taşınmaz malları üzerinde, karşılık ödenmek suretiyle de olsa, zorla tasarrufta bulunan kamu görevlisi, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymaMadde 217/A- (Ek:13/10/2022-7418/29 md.) (1) Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.(2) Fail, suçu gerçek kimliğini gizleyerek... +Devamını oku
  • Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesiMadde 88(1) Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.Taksirle yaralamaMadde 89(1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin... +Devamını oku
  • Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ve Cezası: Türk Ceza Hukuku Kapsamında Detaylı İncelemeNitelikli Dolandırıcılık Nedir?Dolandırıcılık suçu, bir kişinin hileli davranışlarla başkasını aldatarak haksız kazanç sağlamasıdır. Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) dolandırıcılık suçu, 157. ve 158. maddelerde düzenlenmiştir. Nitelikli dolandırıcılık ise dolandırıcılığın daha ağırlaştırıcı sebeplerle işlenmesi... +Devamını oku
  • MüstehcenlikMadde 226- (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten,c) Bu ürünleri, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya... +Devamını oku
  • İftira Suçu ve Zamanaşımı: TCK m.267 Kapsamında Cezai ve Süresel DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 267. maddesi, bir kimseye işlemediği bir suçu isnat eden ve bu nedenle hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılmasına neden olan kişilere yönelik iftira suçunu düzenlemektedir. TCK m.267/1’e göre, “yetkili makamlara suç işlemediğini bildiği halde bir kimse hakkında ihbarda veya şikâyette bulunan... +Devamını oku
  • Yabancı devlet temsilcilerine karşı suçMadde 342- (1) Türkiye Cumhuriyetinde sürekli veya geçici olarak görevlendirilmiş yabancı devlet temsilcileri ile bunların diplomasi memurları veya uluslararası kuruluşların temsilcileri ile bunların diplomatik ayrıcalık ve bağışıklık tanınan memurları, kendilerine karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar bakımından, kamu görevlisi kabul edilerek; suç... +Devamını oku
  • Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesiCeza kanunu Madde 98- (1) Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Yardım veya bildirim... +Devamını oku
  • Hükümlü veya tutukluların ayaklanmasıMadde 296- (1) Hükümlü veya tutukluların toplu olarak ayaklanması halinde, her biri hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hükümlü veya tutuklu sayısının üçten fazla olmaması halinde, bu suçtan dolayı cezaya hükmedilmez.(2) Ayaklanma sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
  • Birden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel törenMadde 230- (1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kendisi evli olmamakla birlikte, evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik işlemi yaptıran kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.(3) Gerçek kimliğini saklamak suretiyle bir başkasıyla evlenme... +Devamını oku
  • Gizli kalması gereken bilgileri açıklamaMadde 330- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye müebbet hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı... +Devamını oku
  • Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf Madde 261(1) İlgili kanunlarda belirlenen koşullara aykırı olduğunu bilerek, kişilerin taşınır veya taşınmaz malları üzerinde, karşılık ödenmek suretiyle de olsa, zorla tasarrufta bulunan kamu görevlisi, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Nitelikli hırsızlıkNitelikli hırsızlık TCK Madde 142(1) Hırsızlık suçunun;a) Kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında,b) (Mülga: 18/6/2014-6545/62 md.)c) Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında,d) Bir... +Devamını oku
  • Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıTCK Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.)(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya sair... +Devamını oku
  • Kamuya gerekli şeylerin yokluğuna neden olmaMadde 238- (1) Taahhüt ettiği işi yerine getirmeyerek, kamu kurum ve kuruluşları veya kamu hizmeti veya genel bir felaketin önlenmesi için zorunlu eşya veya besinlerin ortadan kalkmasına veya önemli ölçüde azalmasına neden olan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.
  • Denetim görevinin ihmaliMadde 251- (1) Zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine kasten göz yuman denetimle yükümlü kamu görevlisi, işlenen suçun müşterek faili olarak sorumlu tutulur.(2) Denetim görevini ihmal ederek, zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine imkan sağlayan kamu görevlisi, üç aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • İftiraMadde 267- (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada... +Devamını oku
  • Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüsMadde 277- (Değişik: 2/7/2012-6352/90md.)(1) Görülmekte olan bir davada (…) gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya bir haksızlık oluşturmak amacıyla, davanın taraflarından birinin, (…)99 sanığın, katılanın veya mağdurun lehine veya aleyhine sonuç doğuracak bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da beyanda bulunması için... +Devamını oku
  • Kamu görevlisinin suçu bildirmemesiMadde 279- (1) Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun, adlî kolluk görevini yapan kişi tarafından işlenmesi halinde,... +Devamını oku
  • Düşmanla işbirliği yapmakMadde 303- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile savaş halinde olan devletin ordusunda hizmet kabul eden, düşman devletin yanında Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı silahlı mücadeleye giren vatandaş, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Düşman devlet ordusunda herhangi bir komuta görevi üstlenen vatandaş, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.(3)... +Devamını oku

Sayfalar

Antalya Ceza Avukatı ile Gasp Suçunun Cezası ve Savunma Stratejileri

Antalya Ceza Avukatı olarak gasp suçlarıyla ilgili ceza yargılamalarında sıkça karşılaşılan hukuki sorunları detaylı şekilde ele almak gerekir. Gasp suçu, Türk Ceza Kanunu’na göre cebir veya tehdit kullanılarak bir başkasının malının alınması şeklinde tanımlanır ve ağır bir suç kategorisinde yer alır.

Antalya’da gasp suçuna ilişkin yargılamalar genellikle Ağır Ceza Mahkemelerinde yürütülmekte ve sanıklar ciddi cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalmaktadır.

Bu nedenle Antalya’da bir gasp suçuyla suçlanan kişi mutlaka deneyimli bir Antalya Ceza Avukatı ile savunma sürecini yürütmelidir. Gasp suçunun temel unsuru, cebir veya tehdidin mal edinmeye yönelik olarak kullanılmasıdır. Antalya Ceza Avukatları, bu unsurun oluşup oluşmadığını olayın delillerine ve tanık beyanlarına göre değerlendirir.

Gasp suçunun temel hali 6 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırken, nitelikli hallerde bu ceza 10 yıldan az olamaz. Silahla, birden fazla kişiyle, gece vakti veya kişinin kendisini tanınmaz hale getirerek işlenen gasp suçları TCK m.149 kapsamında değerlendirilir.

Antalya Ceza Avukatı olarak uygulamada sıkça karşılaştığımız bir diğer durum, suça teşebbüs halidir; bu durumda cezada indirim yapılması mümkündür.

Failin cebir kullanmasına rağmen malın ele geçirilememesi, gasp suçunun teşebbüs kapsamında değerlendirilmesine neden olur.

Antalya’daki birçok gasp davası, şehir merkezinde, turistik alanlarda veya kalabalık bölgelerde meydana gelmektedir. Bu gibi durumlarda olay yeri kameraları, güvenlik görevlisi tanıkları ve polis tutanakları savunma açısından kritik delillerdir. Antalya Ceza Avukatları bu tür delilleri titizlikle inceleyerek failin suçu işleyip işlemediğini ortaya koymaya çalışır. Eğer failin kastı yoksa veya cebir/tehdit yoksa gasp değil başka bir suç gündeme gelebilir. Gasp suçunda kast, failin malı zorla elde etmek istemesidir; bu yoksa ceza verilmemelidir.

Sanığın eyleminin kendini savunmak amacı taşıdığı durumlarda meşru müdafaa savunması Antalya Ceza Mahkemelerinde sıkça gündeme gelir.

Antalya Ceza Avukatı, olayın detaylarını analiz ederek sanığın meşru müdafaa kapsamında hareket ettiğini ispat etmeye çalışabilir.

Ayrıca sanığın olayda tahrik altında hareket ettiği durumlarda da ceza indirimi gündeme gelir. Tahrik, gasp suçunun cezasında ciddi indirim sağlar ve failin hukuki durumunu önemli ölçüde etkiler.

Antalya Ceza Avukatları, müvekkillerinin lehine olan bu unsurları etkili biçimde savunma dosyasına yansıtır.

Etkin pişmanlık, gasp suçlarında cezayı azaltan bir diğer önemli husustur. Failin mağdura zararını tazmin etmesi, malı iade etmesi veya suçu kabul ederek adalete yardımcı olması ceza indirimiyle sonuçlanabilir. Antalya Ceza Avukatı olarak bu gibi durumlarda ceza mahkemelerinden cezanın alt sınırdan verilmesi yönünde talepte bulunulabilir. Sanığın sabıkasız oluşu, yaşının küçük olması, olay sonrası pişmanlık göstermesi gibi kişisel haller de cezada etkili olur.

Antalya’daki ağır ceza yargılamalarında, sanığın adli sicil kaydı ve sosyal durumu dikkate alınarak ceza hükmü oluşturulur. Ayrıca Antalya Ceza Avukatlarının uzmanlıkla sunduğu savunmalar sayesinde tutuklama yerine adli kontrol uygulanması da sağlanabilir.

Gasp suçları şikâyete tabi olmadığından savcılık doğrudan soruşturma başlatabilir, bu da sürecin profesyonelce yönetilmesini zorunlu kılar. Antalya Ceza Avukatı, şüphelinin ifadesinden itibaren mahkeme aşamasına kadar süreci hukuka uygun şekilde yürütmelidir. Aksi halde delillerin eksik toplanması, sanığın haklarının ihlal edilmesi veya savunmanın etkisiz kalması durumlarıyla karşılaşılabilir. Bu da sanığın gereğinden fazla cezalandırılmasına veya adil yargılanma hakkının ihlaline yol açabilir.

Antalya’da Ceza Avukatı olarak görev yapan hukukçular, Yargıtay içtihatlarını ve yerel mahkeme kararlarını yakından takip eder. Bu sayede her gasp dosyasına özgü özel bir savunma stratejisi geliştirerek sanığın lehine en iyi sonucu elde etmeyi hedeflerler.

Delil yetersizliği, çelişkili tanık beyanları veya olayın hukuki niteliği doğru belirlenmemişse beraat kararı da mümkündür. Ceza yargılamalarında “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi, Antalya Ceza Mahkemeleri nezdinde önemli bir savunma argümanıdır. Gasp suçunun ağır cezai sonuçlar doğurması nedeniyle, Antalya’da bu alanda uzmanlaşmış ceza avukatlarına danışmak şarttır. Uzman bir Antalya Ceza Avukatı, hem savunma hakkını korur hem de sanığın özgürlüğü için en etkili hukuki yolları izler. Bu süreçte delillerin toplanması, tanıklarla iletişim kurulması ve hukuki dilekçelerin zamanında sunulması önem taşır. Gasp suçunda cezai sorumluluğun sınırlandırılması ya da tamamen ortadan kaldırılması, etkin ve bilimsel savunma ile mümkündür. Antalya Ceza Avukatı, müvekkilinin durumu ne olursa olsun adil bir yargılama yapılmasını sağlamaya odaklanır. Antalya’da gasp suçu nedeniyle hakkında dava açılan herkesin hukuki destek alması, hem savunma haklarının korunması hem de daha hafif bir ceza alma açısından kritik öneme sahiptir.