TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI

5901 SAYILI TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU KAPSAMINDA
TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI
Hukuk sistemimizde Türk Vatandaşlığının kaybı halleri 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı
Kanununun 23. Maddesi ve devamında düzenlenmiştir. Türk vatandaşlığı, seçme hakkının
kullanılması ile ve yetkili makamın kararı ile kaybedilir. Türk vatandaşlığının kazanılmasında
olduğu gibi kaybedilmesine yönelik işler de yurtiçinde İçişleri Bakanlığı tarafından, yurt dışında dış
temsilcilikler tarafından yürütülmektedir.
Türk Vatandaşlığının yetkili makam kararı ile kaybedilmesi çıkma, kaybettirme veya Türk
vatandaşlığına alınmanın iptali olarak 3 şekilde gerçekleşir:
A) Türk vatandaşlığını çıkma belgesi almak suretiyle kaybedecek kişilerin birtakım şartları
sağlaması gerekmektedir. Şöyle ki;
1) Türk vatandaşlığından çıkmak isteyen kişi ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmalıdır.
1) Yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanmış olması veya yabancı devlet vatandaşlığını
kazanacağına ilişkin inandırıcı belirtiler bulunması gerekmektedir. (Bu şart ile kişilerin vatansız
kalmaması amaçlanmıştır.)
2) Bu kişinin herhangi bir suç veya askerlik hizmeti nedeniyle aranmaması gerekmektedir.
3) Hakkında herhangi bir mali veya cezai tahdit bulunmaması gerekmektedir.
Yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanmak amacıyla Türk vatandaşlığından
çıkmak için izin isteyen kişilerin taleplerinin uygun görülmesi halinde İç İşleri Bakanlığınca
Türk vatandaşlığından çıkma izin belgesi verilir. Kişi, verilen bu izin sonucunda veya
öncesinde yabancı bir devlet vatandaşlığını kazandığını belgelemesi halinde İç İşleri
Bakanlığınca Türk vatandaşlığından çıkma belgesi verilir.
Çıkma izin belgesi, karar tarihinden itibaren 2 (iki) yıl geçerlidir. İzin belgesi alan
kişi, bu süre içerisinde yurt içinde ikamet ettiği yer valiliğine, yurt dışında ise dış
temsilciliklere yabancı devlet vatandaşlığını kazandığına dair bilgi ve belgeleri vermek
zorundadır. Kişi süresi içerisinde yabancı devlet vatandaşlığını kazanamazsa çıkma izin
belgesi geçersiz hale gelecektir.
Çıkma belgesinin ilgiliye imza karşılığı teslimi ile birlikte kişi, Türk vatandaşlığını
kaybeder. Türk vatandaşlığını kaybeden kişinin nüfus aile kütüklerindeki kayıtları kapatılır
ve kayıp tarihinden itibaren yabancı muamelesine tabi tutulurlar.
Eşlerden birinin çıkma izni alarak Türk vatandaşlığını kaybetmesi diğer eşin
vatandaşlığını etkilemez. Türk vatandaşlığını kaybeden ana ya da babanın talebinin
bulunması ve diğer ebeveynin de muvafakat etmesi halinde çocukları da Türk
vatandaşlığını kaybeden ebeveyn ile birlikte Türk vatandaşlığını kaybeder. Ebeveynlerden
diğerinin muvafakat vermemesi halinde hakim kararına göre işlem yapılır. Türk
vatandaşlığını kaybetmesi halinde çocuklar vatansız hale gelecekse çocukların
vatandaşlığı kaybetmesine izin verilmez. Burada da yine amaç kimsenin vatansız
olmamasıdır.
Çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlere bazı haklar tanınmaktadır:
Doğumla Türk vatandaşı olup sonrasında çıkma izni alarak türk vatandaşlığını kaybedenler
ve üçüncü dereceye kadar olan altsoyları, 5901 sayılı Kanunun 28. Maddesinde belirtilen istisnalar
dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam ederler. (Milli güvenliğe
ve Kamu düzenine ilişkin hükümler saklı tutulmuştur.)
5901 sayılı Kanunun 28. Maddesi kapsamında bulunan kişilerin, seçme ve seçilme, muafen
araç veya ev eşyası ithal etme hakları ile askerlik hizmetini yapma yükümlülüğü yoktur. Bu kişilerin
sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış hakları saklıdır ve bu hakların kullanımında ilgili kanunlardaki
hükümlere tabidirler. 28. Madde kapsamında bulunan kişiler, bir kadroya dayalı ve kamu hukuku
rejimine tabi olarak asli ve sürekli kamu hizmeti görevlerinde bulunamazlar. Ancak kamu kurum ve
kuruluşlarında işçi, geçici veya sözleşmeli personel olarak çalıştırılabilirler. Cumhurbaşkanı gerekli
görmesi halinde üçüncü dereceden itibaren hangi dereceye kadar olan altsoyların bu maddede
tanınan haklardan faydalanabileceğini belirleyebilir.
5901 sayılı Kanunun 28. maddesi hükümlerinden yararlanacak olan altsoyun, üstsoyu ile soy
bağını belgelendirmesi şartı bulunmaktadır. Bu madde kapsamında bulunan kişilere, talepleri
halinde bu maddede belirtilen haklardan faydalanabileceklerini gösteren Mavi Kart düzenlenir. Bu
maddenin sağladığı hakların kullanılmasında Mavi Kartın ibrazı yeterlidir. Kartın ibraz edilememesi
durumunda Kimlik Paylaşımı Sistemi aracılığıyla Mavi Kartlılar Kütüğünden alınacak kayıt örneği
ve uyruğunda bulunulan devlet makamlarınca verilmiş kimlik bilgilerini gösteren belge ile işlem
yapılır. Bu kişilerin kimlik bilgilerinde değişiklik olması durumunda uyruğunda bulunduğu devlet
makamından alınmış eski ve yeni kimlik bilgilerini gösteren belgenin usulüne göre tasdik edilmiş
Türkçe tercümesi ile birlikte ibrazı zorunludur. Bu madde kapsamında bulunan kişilere Bakanlığın
tespit edeceği esaslar çerçevesinde kimlik numarası verilir. Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası
aranan yerlerde bu kimlik numarası kullanılır.
B) Bazı eylemleri gerçekleştiren kişilerin resmi makamlarca tespit edilmesi halinde bu kişilerin
Türk vatandaşlığı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile kaybettirilebilir.
1) Yabancı bir devletin, Türkiye’nin menfaatlerine uymayan herhangi bir hizmetinde bulunan ve
bu görevi bırakmaları kendilerine yurt dışında dış temsilcilikler, yurt içinde ise mülki idare
amirleri tarafından bildirilerek kendilerine 3 aydan az olmayacak şekilde uygun süre
verilmesine karşın bu süre içerisinde kendi istekleri ile bu görevi bırakmayan kişilerin Türk
vatandaşlığı kaybettirilebilir.
4) Cumhurbaşkanının izni olmaksızın Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin her türlü
hizmetinde kendi istekleriyle çalışmaya devam edenlerin Türk vatandaşlığı kaybettirilebilir.
5) İzin almaksızın yabancı bir devlet hizmetinde gönüllü olarak askerlik yapanların Türk
vatandaşlığı kaybettirilebilir.
6) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 302 nci, 309 uncu, 310 uncu, 311 inci,
312 nci, 313 üncü, 314 üncü ve 315 inci maddelerinde yazılı suçlar nedeniyle hakkında
soruşturma veya kovuşturma yürütülen ve yabancı ülkede bulunması nedeniyle kendisine
ulaşılamayan vatandaşlar, bu durumun soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı veya
kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde
vatandaşlıklarının kaybettirilmesi amacıyla Bakanlığa bildirilir. Bakanlıkça Resmî Gazetede
yapılan yurda dön ilanına rağmen üç ay içinde yurda dönmemeleri halinde, bu kişilerin Türk
vatandaşlıkları Cumhurbaşkanı kararıyla kaybettirilebilir.
Türk vatandaşlığının kaybettirilmesi Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazetede
yayımlandığı tarihten itibaren hüküm ifade eder. Kaybettirme kararları şahsi olup Türk
vatandaşlığını kaybeden kişinin eş ve çocuklarını etkilemez.
C) Türk vatandaşlığını kazanma kararı; Türk vatandaşlığını kazanan kişinin yalan beyanı
veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda
verilmiş ise kararı veren makam tarafından bu kişinin Türk vatandaşlığı iptal edilir. İptal
kararı, karar tarihinden itibaren hüküm ifade eder. İptal kararı ilgili kişiye bağlı olarak Türk
vatandaşlığını kazanan eş ve çocuklar hakkında da uygulanır. Vatandaşlığı iptal edilenler
hakkında 15/7/1950 tarihli ve 5683 sayılı Yabancıların Türkiye'de İkamet ve Seyahatleri
Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Bunlardan mallarının tasfiyesi gerekli görülen
hallerde bu husus iptal kararında belirtilir. Türk vatandaşlığı iptal edilen kişiler en geç bir yıl
içinde Türkiye'deki mallarını tasfiye etmek zorundadır. Aksi halde, malları Hazinece
satılarak bedelleri nam ve hesaplarına kamu haznedarlığı sistemine dahil bir kamu
bankasına yatırılır. Bu kişiler iptal kararı aleyhine yargı yoluna başvurdukları takdirde
malların tasfiyesi dava sonuna bırakılır.
2) Türk vatandaşlığının seçme hakkının kullanılması suretiyle kaybedilmesinde ise
aşağıda belirtilen kişiler ergin olmalarından itibaren 3 yıl içerisinde seçme hakkını
kullanarak Türk vatandaşlığından ayrılabilirler:
A) Ana ya da babadan dolayı soy bağı nedeniyle doğumla Türk vatandaşı olanlardan
yabancı ana veya babanın vatandaşlığını doğumla veya sonradan kazananlar
B) Ana ya da babadan dolayı soy bağı nedeniyle Türk vatandaşı olanlardan doğum yeri
esasına göre yabancı bir devlet vatandaşlığını kazananlar
C) Evlat edinilme yoluyla Türk vatandaşlığını kazananlar
D) Doğum yeri esasına göre Türk vatandaşı oldukları halde, sonradan yabancı ana veya
babasının vatandaşlığını kazananlar
E) Herhangi bir şekilde Türk vatandaşlığını kazanmış ana veya babaya bağlı olarak Türk
vatandaşlığını kazananlar
Ancak vatandaşlığın kaybı halinde bu kişi vatansız kalacak ise kişi seçme hakkını
kullanarak Türk vatandaşlığından ayrılamaz. Seçme hakkı ile Türk vatandaşlığının kaybı,
bu hakkın kullanılmasına dair şartların varlığının tespitine ilişkin karar tarihinden itibaren
hüküm ifade eder. Eşlerden birinin seçme hakkını kullanarak Türk vatandaşlığını
kaybetmesi diğer eşin vatandaşlığını etkilemez. Türk vatandaşlığından ayrılan ana ya da
babanın talebinin bulunması ve diğer ebeveynin de muvafakat etmesi halinde çocukları da
Türk vatandaşlığından ayrılan ebeveyn ile birlikte Türk vatandaşlığından ayrılır.
Ebeveynlerden diğerinin muvafakat vermemesi halinde hakim kararına göre işlem yapılır.
Türk vatandaşlığından ayrılması halinde çocuklar vatansız hale gelecekse çocukların
vatandaşlıktan ayrılmasına izin verilmez. Burada da yine amaç kimsenin vatansız
olmamasıdır.
Makaleler | Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Yabancı devlet temsilcilerine karşı suçMadde 342- (1) Türkiye Cumhuriyetinde sürekli veya geçici olarak görevlendirilmiş yabancı devlet temsilcileri ile bunların diplomasi memurları veya uluslararası kuruluşların temsilcileri ile bunların diplomatik ayrıcalık ve bağışıklık tanınan memurları, kendilerine karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar bakımından, kamu görevlisi kabul edilerek; suç... +Devamını oku
-
Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla teminiMadde 335- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin yararına işlenmiş veya Devletin... +Devamını oku
-
Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlarİhaleye fesat karıştırmaMadde 235- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:a)... +Devamını oku
-
Kamu Güvenine Karşı SuçlarParada sahtecilikMadde 197- (1) Memlekette veya yabancı ülkelerde kanunen tedavülde bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte parayı bilerek kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile... +Devamını oku
-
Özel belgede sahtecilikMadde 207- (1) Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemekMadde 208 - (1)... +Devamını oku
-
İşkence ve EziyetİşkenceCeza kanunu Madde 94- (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/4 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt... +Devamını oku
-
Suçta Tekerrür ve Mükerrir Olma Durumu: Türk Ceza Hukuku Açısından Akademik Bir İncelemeGirişCeza hukuku sistemlerinde suçlunun yeniden suç işlemesini önlemek ve toplumu korumak adına çeşitli önleyici mekanizmalar geliştirilmiştir. Bu mekanizmalardan biri de “tekerrür” kurumudur. Tekerrür, bir kimsenin daha önce işlemiş olduğu suçtan dolayı kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı olmasına rağmen tekrar... +Devamını oku
-
Yaralama Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukukuna Göre Detaylı İncelemeYaralama suçları, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında bireylerin vücut bütünlüğünü koruma altına alan önemli suç tiplerinden biridir. Bu suçlar, failin mağdura fiziksel zarar vermesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Türk hukuk sisteminde, yaralama suçları basit ve nitelikli olmak üzere iki ana kategoride ele alınmaktadır. İşte TCK'... +Devamını oku
-
Devletin güvenliğine ilişkin belgelerMadde 326- (1) Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya tamamen yok eden, tahrip eden veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan veya geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanan, hileyle alan veya çalan kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Yukarıdaki... +Devamını oku
-
Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılamaMadde 216- (1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Halkın bir kesimini... +Devamını oku
-
Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmemeMadde 284- (1) Hakkında tutuklama kararı verilmiş olan veya hükümlü bir kişinin bulunduğu yeri bildiği halde yetkili makamlara bildirmeyen kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İşlenmiş olan bir suça ilişkin delil ve eserlerin başkaları tarafından saklandığı yeri bildiği halde yetkili makamlara bildirmeyen kimse, yukarıdaki fıkra... +Devamını oku
-
Yasaklanan bilgileri açıklamaCeza kanunu Madde 336- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokmuş ise... +Devamını oku
-
Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi Madde 262(1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Taksirle Öldürme Suçu Nedir? Türk Ceza Hukukuna Göre Cezaları Nelerdir?Taksirle öldürme suçu, bir kişinin dikkat ve özen yükümlülüğünü ihmal ederek, istemeden bir başkasının ölümüne sebep olması durumudur. Türk Ceza Kanunu'na (TCK) göre, bu suç kasıt olmaksızın meydana geldiği için, bilerek ve isteyerek işlenilen adam öldürme suçundan farklı bir kategoride değerlendirilir.Taksirle Öldürme Suçu ve... +Devamını oku
-
Cumhurbaşkanına suikast ve fiilî saldırıMadde 310- (1) Cumhurbaşkanına suikastte bulunan kişi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Bu fiile teşebbüs edilmesi halinde de suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.(2) Cumhurbaşkanına karşı diğer fiili saldırılarda bulunan kimse hakkında, ilgili suça ilişkin ceza yarı oranında artırılarak hükmolunur. Ancak, bu suretle verilecek ceza... +Devamını oku
-
Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılmasıMadde 256- (1) Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin, görevini yaptığı sırada, kişilere karşı görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması halinde, kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
-
ŞantajTCK Madde 107(1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14 md.) Kendisine veya başkasına yarar... +Devamını oku
-
Çocukların cinsel istismarıTCK Madde 103(Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.)(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/13 md... +Devamını oku
-
Seferberlikle ilgili görevin ihmaliMadde 324- (1) Sulh zamanında seferberlikle ilgili görevlerini ihmal eden veya geciktiren kamu görevlisine altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
-
FuhuşMadde 227- (1) Çocuğu fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya da çocuğun fuhşuna aracılık eden kişi, dört yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun işlenişine yönelik hazırlık hareketleri de tamamlanmış suç gibi cezalandırılır.(2) Bir kimseyi fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran ya... +Devamını oku
-
Konutu Terk Etmeme (Ev Hapsi) Tedbiri Nedir?GirişCeza muhakemesi hukukunda, şüpheli veya sanığın yargılama sürecinde adaleti engellememesi, delilleri karartmaması veya kaçmaması için uygulanan koruma tedbirleri arasında konutu terk etmeme tedbiri günümüzde sıklıkla başvurulan bir yöntem haline gelmiştir. Kamuoyunda "ev hapsi" olarak da bilinen bu tedbir, bireyin ceza infaz kurumu yerine kendi... +Devamını oku
-
Çocuğun soybağını değiştirmeMadde 231- (1) Bir çocuğun soybağını değiştiren veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocukla karışmasına neden olan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır
-
Ulaşım Araçlarına veya Sabit Platformlara Karşı SuçlarUlaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulmasıMadde 223- (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla kara ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen, bu aracı hareket halinde iken durduran veya gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun... +Devamını oku
-
Edimin ifasına fesat karıştırmaMadde 236- (1) Kamu kurum veya kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler ya da kooperatiflere karşı taahhüt altına girilen edimin ifasına fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2)... +Devamını oku
-
Aile Düzenine Karşı SuçlarBirden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel törenMadde 230- (1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kendisi evli olmamakla birlikte, evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik işlemi yaptıran kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.(3) Gerçek kimliğini saklamak suretiyle... +Devamını oku
-
Suç için anlaşmaMadde 316- (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçlardan herhangi birini elverişli vasıtalarla işlemek üzere iki veya daha fazla kişi, maddi olgularla belirlenen bir biçimde anlaşırlarsa, suçların ağırlık derecesine göre üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Amaçlanan suç işlenmeden veya anlaşma dolayısıyla soruşturmaya başlanmadan önce bu... +Devamını oku
-
Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamaMadde 282- (1) (Değişik: 26/6/2009 – 5918/5 md.) Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla... +Devamını oku
-
Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâliTerkCeza kanunu Madde 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse,... +Devamını oku
-
İnsan üzerinde deneyTCK Madde 90(1) İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İnsan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için;a) Deneyle ilgili olarak yetkili kurul veya makamlardan gerekli iznin alınmış olması,31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle bu madde... +Devamını oku
-
izinsiz Kenevir Ekme Suçu ve Cezası: Türk Ceza Hukuku Açısından Hukuki Değerlendirme ve Savunma YöntemleriGirişUyuşturucu madde suçları, özellikle toplum sağlığı ve güvenliği açısından Türk Ceza Hukuku'nda önemli bir yer tutmaktadır. Bu kapsamda, kenevir bitkisinin ekimi ve üretimi konusu, özellikle uyuşturucu veya uyarıcı madde elde edilmesine ilişkin suçların başında gelmektedir. Kenevir ekme... +Devamını oku, Kenevir Ekme Davası, Kenevir Ekme suçu Davası, Kenevir Ekme suçu Cezası, Kenevir Ekme suçu Savunma, Kenevir Ekme Ceza hukuku davası, Kenevir Ekme Suçu, Kenevir Ekme Cezası, Kenevir Ekme Davası Antalya
-
Görev sırasında din hizmetlerini kötüye kullanmaMadde 219- (1) İmam, hatip, vaiz, rahip, haham gibi dini reislerden biri vazifesini ifa sırasında alenen hükümet idaresini ve Devlet kanunlarını ve hükümet icraatını takbih ve tezyif ederse bir aydan bir seneye kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır veya bunlardan birine hükmolunabilir.(2) Yukarıdaki fıkrada gösterilen kimselerden biri... +Devamını oku
-
Suç için anlaşmaMadde 316- (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçlardan herhangi birini elverişli vasıtalarla işlemek üzere iki veya daha fazla kişi, maddi olgularla belirlenen bir biçimde anlaşırlarsa, suçların ağırlık derecesine göre üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Amaçlanan suç işlenmeden veya anlaşma dolayısıyla soruşturmaya başlanmadan önce bu... +Devamını oku
-
Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesiCeza kanunu Madde 83- (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;a) Belli bir... +Devamını oku