Suçta Tekerrür ve Mükerrir Olma Durumu: Türk Ceza Hukuku

Suçta Tekerrür ve Mükerrir Olma Durumu: Türk Ceza Hukuku Açısından Akademik Bir İnceleme
Giriş
Ceza hukuku sistemlerinde suçlunun yeniden suç işlemesini önlemek ve toplumu korumak adına çeşitli önleyici mekanizmalar geliştirilmiştir. Bu mekanizmalardan biri de “tekerrür” kurumudur. Tekerrür, bir kimsenin daha önce işlemiş olduğu suçtan dolayı kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı olmasına rağmen tekrar suç işlemesi durumunu ifade eder. Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) tekerrür ve mükerrir olma hali detaylı şekilde düzenlenmiştir. Bu makalede suçta tekerrür kavramı, mükerrir olmanın hukuki sonuçları, uygulamadaki yeri ve ceza infaz sistemine etkisi ele alınacaktır.
1. Tekerrür Kavramı ve Hukuki Niteliği
1.1. Tanım ve Genel Açıklama
Tekerrür, kelime anlamı itibariyle “tekrarlanma” demektir. Ceza hukuku bağlamında tekerrür, daha önce ceza almış bir kişinin yeniden suç işlemesi durumunu ifade eder. Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesinde suçta tekerrür açık şekilde düzenlenmiştir.
Tekerrür, failin bir ceza mahkûmiyetinden sonra, belirli süreler içinde yeniden suç işlemesi hâlinde uygulanır. Buradaki temel amaç, failin yeniden suç işlemekten caydırılmasıdır. Tekerrür, cezayı artırıcı bir neden değildir; ancak failin ceza infazı bakımından farklı uygulamalara tabi tutulmasına neden olur.
1.2. Tekerrürün Şartları
TCK madde 58’e göre tekerrürden söz edilebilmesi için bazı şartların gerçekleşmesi gerekir:
-
Failin, daha önce işlediği bir suç nedeniyle kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmalıdır.
-
Bu mahkûmiyetin infazı tamamlanmış olmalı ya da infazdan hükümlü kendi iradesiyle kaçınmış olmamalıdır.
-
Yeni suçun, önceki mahkûmiyetin infazından sonra işlenmiş olması gerekir.
2. Tekerrür Türleri
Türk Ceza Kanunu sisteminde iki tür tekerrür bulunmaktadır:
2.1. Özel Tekerrür
Özel tekerrür, failin aynı türden bir suçu tekrar işlemesi hâlinde gündeme gelir. Bu durumda failin aynı suçu işlemesi, onun cezalandırılmasında ağırlaştırıcı etki yaratabilir. Ancak TCK, genel olarak özel tekerrür sisteminden ziyade genel tekerrür sistemini benimsemiştir.
2.2. Genel Tekerrür
Genel tekerrürde failin daha önce işlemiş olduğu suçla sonraki suçun aynı türden olması gerekmez. Failin daha önce herhangi bir suçtan mahkûm olması ve bu mahkûmiyetten sonra tekrar suç işlemesi yeterlidir.
3. Mükerrir Olma Durumu
3.1. Mükerrir Kavramı
Mükerrir, hakkında tekerrür hükümleri uygulanan kişiyi ifade eder. TCK madde 58/1-3 hükümleri çerçevesinde mükerrir sayılan kişi, ceza infazı bakımından bazı özel rejimlere tabi tutulur. Mükerririn infaz rejimi, adi hükümlülere göre daha ağırdır.
3.2. Mükerrirlik Halinin Sonuçları
Mükerrir olarak kabul edilen bir kişi için şu sonuçlar doğar:
-
Koşullu salıverilme süresi uzar. Örneğin, normalde cezanın 2/3’ünün infaz edilmesi yeterliyken, mükerrirler için bu oran 3/4’tür.
-
İyi halden yararlanma daha zorlaşır. İnfaz kurumu değerlendirmelerinde mükerrirler daha sıkı kriterlerle değerlendirilir.
-
Denetimli serbestlikten yararlanma süresi daralabilir.
4. Tekerrür ile Benzer Kurumların Ayrımı
Tekerrür bazı diğer ceza hukuku kavramlarıyla karıştırılabilmektedir. Bunların en önemlileri:
4.1. İnhisari Suçlar ve Tekerrür
Bazı suç tiplerinde failin sabıkalı olması, suçu nitelikli hale getirebilir. Bu gibi durumlarda önceki mahkûmiyet, tekerrür olarak değil suçun niteliğini değiştiren unsur olarak değerlendirilir.
4.2. İştirak ve Suça Teşebbüs
İştirak (suça yardım etme veya azmettirme) ile tekerrür farklı kavramlardır. Tekerrür, failin bireysel olarak suç geçmişiyle ilgilidir.
4.3. Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)
Eğer failin önceki mahkûmiyeti ertelemeye tabi tutulmuş ya da HAGB kararı verilmişse, bu kararlar tekerrür hesabında dikkate alınmaz. Yani fiilen mahkûmiyet doğurmayan kararlar, tekerrüre neden olmaz.
5. Tekerrür Süresi ve Zamanaşımı
Tekerrür hükümleri, infaz tamamlandıktan sonraki beş yıl içinde işlenen suçlar için uygulanır. Bu süre zarfında yeniden suç işlenirse mükerrirlik hükümleri devreye girer. Ancak beş yıllık sürede yeni bir suç işlenmezse, önceki mahkûmiyetin tekerrüre etkisi sona erer. Bu süreye “tekerrür süresi” denir ve bu süre zamanaşımı süresinden farklıdır.
6. Uygulamada Tekerrürün Değerlendirilmesi
Uygulamada, hâkimler tekerrür kararını mahkûmiyet hükmü içerisinde açıkça belirtmek zorundadır. Yani tekerrür, ceza mahkemesi kararıyla uygulanan bir kurumdur. İnfaz savcılığı, mahkemece belirtilmeyen bir tekerrür kararını doğrudan uygulayamaz.
Ayrıca, tekerrür kararı verilmesi hâlinde fail hakkında ayrıca “denetimli serbestlik tedbiri” uygulanabilir. Mahkeme bu konuda karar verirken failin kişiliğini, suçun işleniş şeklini ve topluma kazandırılma olasılığını dikkate alır.
7. Eleştirel Değerlendirme ve Öğretideki Görüşler
Tekerrür kurumu bazı yönlerden eleştiriye açıktır. Özellikle cezaların infazı bakımından mükerrirlerin daha ağır bir rejime tabi tutulması, “aynı suça aynı ceza” ilkesine aykırılık teşkil edebileceği yönünde eleştiriler almaktadır. Ayrıca mükerrirlik nedeniyle koşullu salıverilme süresinin uzatılması, cezanın kişiselleştirilmesi ilkesini zedeleyebilir.
Öğretide bazı hukukçular, tekerrür yerine bireyselleştirilmiş ceza infaz rejimlerinin geliştirilmesini savunmaktadır. Özellikle rehabilitasyon odaklı sistemlerin, failin topluma kazandırılması açısından daha etkili olduğu belirtilmektedir.
Tekerrür kurumu, Türk Ceza Hukuku'nda failin yeniden suç işlemesini önlemek ve toplumu korumak amacıyla düzenlenmiş önemli bir müessesedir.
Suç işlemeyi alışkanlık haline getiren kişiler için caydırıcılık işlevi gören bu düzenleme, aynı zamanda ceza infazının şekillenmesinde de belirleyici bir rol oynar. Ancak bu kurumun adalet ve bireyselleştirme ilkeleriyle uyum içinde uygulanması büyük önem taşımaktadır. Uygulamada tekerrür kararlarının doğru yorumlanması ve infazın hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşır şekilde yürütülmesi, ceza adalet sisteminin temel amaçları açısından gereklidir.
Makaleler | Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Meşru müdafaa nedir?Meşru müdafaa, kişinin kendisine veya başkasına yönelik bir saldırıyı önlemek için orantılı bir şekilde karşılık vermesidir. Bu durumda, fail cezalandırılmaz.
-
YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU Kanun No. 6458Kabul Tarihi: 4/4/2013 BİRİNCİ KISIMAmaç, Kapsam, Tanımlar ve Geri Gönderme Yasağı BİRİNCİ BÖLÜMAmaç, Kapsam ve TanımlarAmaçMADDE 1(1) Bu Kanunun amacı; yabancıların Türkiye’ye girişleri, Türkiye’de kalışları ve Türkiye’den çıkışları ile Türkiye’den koruma talep eden yabancılara sağlanacak korumanın kapsamına ve... +Devamını oku
-
Özel belgede sahtecilikMadde 207- (1) Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemekMadde 208 - (1)... +Devamını oku
-
Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi Madde 262(1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Ulaşım Araçlarına veya Sabit Platformlara Karşı SuçlarUlaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulmasıMadde 223- (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla kara ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen, bu aracı hareket halinde iken durduran veya gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun... +Devamını oku
-
Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmakMadde 302- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.) Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil işleyen kimse, ağırlaştırılmış... +Devamını oku