İşkence ve Eziyet Suçu ve Cezası
Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

İşkence ve Eziyet
İşkence
Ceza kanunu Madde 94- (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/4 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz.
(2) Suçun;
a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,
b) Avukata veya diğer kamu görevlisine karşı görevi dolayısıyla,
İşlenmesi halinde, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Fiilin cinsel yönden taciz şeklinde gerçekleşmesi halinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Bu suçun işlenişine iştirak eden diğer kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılır.
(5) Bu suçun ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek cezada bu nedenle indirim yapılmaz.
(6) (Ek: 11/4/2013-6459/9 md.) Bu suçtan dolayı zamanaşımı işlemez.
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence
Ceza kanunu Madde 95- (1) İşkence fiilleri, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Konuşmasında sürekli zorluğa,
c) Yüzünde sabit ize,
d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa, yukarıdaki Ceza kanunu Maddeye göre belirlenen ceza, yarı oranında artırılır.
(2) İşkence fiilleri, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, yukarıdaki Ceza kanunu Maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.
(3) İşkence fiillerinin vücutta kemik kırılmasına neden olması halinde, kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) İşkence sonucunda ölüm meydana gelmişse, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Eziyet
Ceza kanunu Madde 96- (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/5 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.
(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;
a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,
b) Üstsoy veya altsoya, babalık veya analığa ya da eşe veya boşandığı eşe karşı,
İşlenmesi halinde, kişi hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Makaleler | Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
ŞantajTCK Madde 107(1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14 md.) Kendisine veya başkasına yarar... +Devamını oku
-
Silâh sağlamaMadde 315- (1) Yukarıdaki maddede tanımlanan örgütlerin faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla bunların amaçlarını bilerek, bu örgütlere üretmek, satın almak veya ülkeye sokmak suretiyle silah temin eden, nakleden veya depolayan kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından İncelemeSuç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu, bireysel suçlardan farklı olarak kolektif bir irade ve süreklilik arz eden yapı üzerinden yürütülen suç faaliyetlerini hedef almaktadır.Türk Ceza Kanunu’nun 220. maddesi, bu suçu ayrıntılı biçimde düzenlemektedir.İlgili maddeye göre, suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya... +Devamını oku
-
Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehditMadde 213- (1) Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun silahla işlenmesi halinde, verilecek ceza, kullanılan silahın niteliğine göre yarı oranına kadar... +Devamını oku
-
İnsan üzerinde deneyTCK Madde 90(1) İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İnsan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için;a) Deneyle ilgili olarak yetkili kurul veya makamlardan gerekli iznin alınmış olması,31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle bu madde... +Devamını oku
-
Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulüMadde 325- (1) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletten akademik derece veya şeref, unvan, nişan ve diğer fahri rütbe veya bunlara ait maaş veya başka yararlar kabul eden vatandaşa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Sayfalar
Antalya Ceza Avukatı ile Gasp Suçunun Cezası ve Savunma Stratejileri
Antalya Ceza Avukatı olarak gasp suçlarıyla ilgili ceza yargılamalarında sıkça karşılaşılan hukuki sorunları detaylı şekilde ele almak gerekir. Gasp suçu, Türk Ceza Kanunu’na göre cebir veya tehdit kullanılarak bir başkasının malının alınması şeklinde tanımlanır ve ağır bir suç kategorisinde yer alır.
Antalya’da gasp suçuna ilişkin yargılamalar genellikle Ağır Ceza Mahkemelerinde yürütülmekte ve sanıklar ciddi cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalmaktadır.
Bu nedenle Antalya’da bir gasp suçuyla suçlanan kişi mutlaka deneyimli bir Antalya Ceza Avukatı ile savunma sürecini yürütmelidir. Gasp suçunun temel unsuru, cebir veya tehdidin mal edinmeye yönelik olarak kullanılmasıdır. Antalya Ceza Avukatları, bu unsurun oluşup oluşmadığını olayın delillerine ve tanık beyanlarına göre değerlendirir.
Gasp suçunun temel hali 6 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırken, nitelikli hallerde bu ceza 10 yıldan az olamaz. Silahla, birden fazla kişiyle, gece vakti veya kişinin kendisini tanınmaz hale getirerek işlenen gasp suçları TCK m.149 kapsamında değerlendirilir.
Antalya Ceza Avukatı olarak uygulamada sıkça karşılaştığımız bir diğer durum, suça teşebbüs halidir; bu durumda cezada indirim yapılması mümkündür.
Failin cebir kullanmasına rağmen malın ele geçirilememesi, gasp suçunun teşebbüs kapsamında değerlendirilmesine neden olur.
Antalya’daki birçok gasp davası, şehir merkezinde, turistik alanlarda veya kalabalık bölgelerde meydana gelmektedir. Bu gibi durumlarda olay yeri kameraları, güvenlik görevlisi tanıkları ve polis tutanakları savunma açısından kritik delillerdir. Antalya Ceza Avukatları bu tür delilleri titizlikle inceleyerek failin suçu işleyip işlemediğini ortaya koymaya çalışır. Eğer failin kastı yoksa veya cebir/tehdit yoksa gasp değil başka bir suç gündeme gelebilir. Gasp suçunda kast, failin malı zorla elde etmek istemesidir; bu yoksa ceza verilmemelidir.
Sanığın eyleminin kendini savunmak amacı taşıdığı durumlarda meşru müdafaa savunması Antalya Ceza Mahkemelerinde sıkça gündeme gelir.
Antalya Ceza Avukatı, olayın detaylarını analiz ederek sanığın meşru müdafaa kapsamında hareket ettiğini ispat etmeye çalışabilir.
Ayrıca sanığın olayda tahrik altında hareket ettiği durumlarda da ceza indirimi gündeme gelir. Tahrik, gasp suçunun cezasında ciddi indirim sağlar ve failin hukuki durumunu önemli ölçüde etkiler.
Antalya Ceza Avukatları, müvekkillerinin lehine olan bu unsurları etkili biçimde savunma dosyasına yansıtır.
Etkin pişmanlık, gasp suçlarında cezayı azaltan bir diğer önemli husustur. Failin mağdura zararını tazmin etmesi, malı iade etmesi veya suçu kabul ederek adalete yardımcı olması ceza indirimiyle sonuçlanabilir. Antalya Ceza Avukatı olarak bu gibi durumlarda ceza mahkemelerinden cezanın alt sınırdan verilmesi yönünde talepte bulunulabilir. Sanığın sabıkasız oluşu, yaşının küçük olması, olay sonrası pişmanlık göstermesi gibi kişisel haller de cezada etkili olur.
Antalya’daki ağır ceza yargılamalarında, sanığın adli sicil kaydı ve sosyal durumu dikkate alınarak ceza hükmü oluşturulur. Ayrıca Antalya Ceza Avukatlarının uzmanlıkla sunduğu savunmalar sayesinde tutuklama yerine adli kontrol uygulanması da sağlanabilir.
Gasp suçları şikâyete tabi olmadığından savcılık doğrudan soruşturma başlatabilir, bu da sürecin profesyonelce yönetilmesini zorunlu kılar. Antalya Ceza Avukatı, şüphelinin ifadesinden itibaren mahkeme aşamasına kadar süreci hukuka uygun şekilde yürütmelidir. Aksi halde delillerin eksik toplanması, sanığın haklarının ihlal edilmesi veya savunmanın etkisiz kalması durumlarıyla karşılaşılabilir. Bu da sanığın gereğinden fazla cezalandırılmasına veya adil yargılanma hakkının ihlaline yol açabilir.
Antalya’da Ceza Avukatı olarak görev yapan hukukçular, Yargıtay içtihatlarını ve yerel mahkeme kararlarını yakından takip eder. Bu sayede her gasp dosyasına özgü özel bir savunma stratejisi geliştirerek sanığın lehine en iyi sonucu elde etmeyi hedeflerler.
Delil yetersizliği, çelişkili tanık beyanları veya olayın hukuki niteliği doğru belirlenmemişse beraat kararı da mümkündür. Ceza yargılamalarında “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi, Antalya Ceza Mahkemeleri nezdinde önemli bir savunma argümanıdır. Gasp suçunun ağır cezai sonuçlar doğurması nedeniyle, Antalya’da bu alanda uzmanlaşmış ceza avukatlarına danışmak şarttır. Uzman bir Antalya Ceza Avukatı, hem savunma hakkını korur hem de sanığın özgürlüğü için en etkili hukuki yolları izler. Bu süreçte delillerin toplanması, tanıklarla iletişim kurulması ve hukuki dilekçelerin zamanında sunulması önem taşır. Gasp suçunda cezai sorumluluğun sınırlandırılması ya da tamamen ortadan kaldırılması, etkin ve bilimsel savunma ile mümkündür. Antalya Ceza Avukatı, müvekkilinin durumu ne olursa olsun adil bir yargılama yapılmasını sağlamaya odaklanır. Antalya’da gasp suçu nedeniyle hakkında dava açılan herkesin hukuki destek alması, hem savunma haklarının korunması hem de daha hafif bir ceza alma açısından kritik öneme sahiptir.