Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme Suçu, Cezası Davası

TAKSİRLE ÖLÜME SEBEBİYET VERME SUÇU VE TÜRK CEZA HUKUKUNDAKİ DÜZENLEMESİ
1. Giriş
Taksirle ölüme sebebiyet verme suçu, Türk Ceza Hukuku’nda dikkat çeken ve uygulamada oldukça sık karşılaşılan bir suç tipidir. Bu suç tipi genellikle trafik kazaları, iş kazaları, ihmali davranışlar veya öngörülebilir tehlikelerin dikkate alınmaması gibi durumlar sonucunda meydana gelmektedir. Türk Ceza Kanunu, suçun oluşması için failin kastının bulunmamasını, ancak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir davranış sonucu bir kimsenin ölümüne neden olunmasını aramaktadır. Bu bağlamda, taksirle ölüme sebebiyet verme suçu, hem ceza sorumluluğu hem de kusur değerlendirmesi açısından önemli hukuki meseleler barındırmaktadır.
2. Taksir Kavramı ve Hukuki Tanımı
Taksir, Türk Ceza Kanunu’nun 22. maddesinde tanımlanmıştır. Buna göre, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir davranışla suçun neticesinin öngörülememesi durumunda taksirden söz edilir. Kanun, ayrıca bilinçli taksiri de düzenlemektedir: kişi, neticeyi öngörmesine rağmen basit bir güven veya hafiflik içerisinde neticenin gerçekleşmeyeceğini düşünerek davranışta bulunursa, bilinçli taksir söz konusu olur. Bu ayrım, özellikle cezanın belirlenmesi noktasında önem arz eder.
3. Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme Suçunun Unsurları
Taksirle ölüme sebebiyet verme suçu, TCK’nın 85. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrası basit taksir halini, ikinci fıkrası ise bilinçli taksir halini kapsamaktadır. Bu suçun unsurları aşağıdaki şekilde sıralanabilir:
a) Fail: Suçun faili herkes olabilir. Gerçek kişiler tarafından işlenebilir; tüzel kişiler fail olamaz ancak idari yaptırımlar söz konusu olabilir.
b) Fiil: Failin hukuka aykırı, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir hareket gerçekleştirmesi gerekir. Bu hareketin, failin öngörmediği ancak öngörmesi gereken bir ölüm neticesine yol açması gerekir.
c) Netice: Mağdurun ölümü bu suçun maddi unsurunu oluşturur. Ölümün, failin davranışıyla nedensellik bağı içerisinde gerçekleşmiş olması gerekir.
d) Nedensellik Bağı: Fiil ile ölüm neticesi arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır.
e) Taksir: Failin kusuru taksir türünden olmalı, yani dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık sonucu neticenin gerçekleşmesi söz konusu olmalıdır.
4. Suçun Hukuki Konusu ve Korunan Hukuki Yarar
Taksirle ölüme sebebiyet verme suçunda korunan hukuki yarar bireyin yaşama hakkıdır. Bu suçla, bireyin yaşamı üzerindeki hukuki koruma güçlendirilmekte ve kişilerin toplum içinde dikkat ve özen yükümlülüklerine riayet etmeleri beklenmektedir.
5. Suçun Nitelikli Halleri
TCK m.85/2’de, bilinçli taksir hali düzenlenmiştir. Bilinçli taksir, cezanın artırılmasına yol açan bir nitelikli haldir. Eğer fail, ölüm neticesini öngörmesine rağmen, gerçekleşmeyeceği inancıyla hareket etmişse, ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
TCK m.85/2 ayrıca birden fazla kişinin ölümü veya bir kişinin ölümü ile birlikte bir ya da birden fazla kişinin yaralanması hâlinde verilecek cezanın artırılmasını da öngörür. Bu durumda verilecek ceza 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıdır.
6. Cezai Yaptırımlar
TCK m.85/1 uyarınca taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet veren kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bilinçli taksir halinde ceza artırılarak uygulanır.
TCK m.85/2’ye göre birden fazla kişinin ölümü veya bir kişinin ölümüyle birlikte birden fazla kişinin yaralanması durumunda ise ceza iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezasıdır.
7. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ve Erteleme
Taksirle ölüme sebebiyet verme suçunda, verilen cezanın 2 yıl veya altında olması durumunda ve diğer yasal koşulların da gerçekleşmesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya cezanın ertelenmesi mümkündür. Ancak mağdurun ölmesi nedeniyle bu tür durumlarda mağdur yakınlarının talepleri ve mağduriyetin ağırlığı dikkate alınarak uygulama yapılmaktadır.
8. Şikâyet, Zamanaşımı ve Dava Koşulları
Taksirle ölüme sebebiyet verme suçu re’sen soruşturulan ve kovuşturulan bir suçtur; şikâyet aranmaz. Suçun dava zamanaşımı süresi genel hükümler uyarınca 15 yıldır (TCK m.66/1-e).
9. Uygulamada Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme Suçuna Örnekler
-
Trafik kazaları: En yaygın örneklerden biridir. Sürücünün kırmızı ışıkta geçmesi, hız limitini aşması veya alkollü şekilde araç kullanması sonucunda bir kişinin ölmesi, taksirle ölüme sebebiyet verme suçunu oluşturabilir.
-
İş kazaları: İşverenin gerekli iş güvenliği önlemlerini almaması sonucu çalışan bir işçinin hayatını kaybetmesi.
-
Tıbbi malpraktis: Hekimin mesleki özen ve dikkat yükümlülüğüne aykırı davranması sonucu hastanın hayatını kaybetmesi durumu.
10. Ceza Sorumluluğu Açısından Değerlendirme
Taksirle ölüme sebebiyet verme suçu bakımından failin kastı olmamakla birlikte kusur derecesi önem arz eder. Basit taksir ile bilinçli taksir ayrımı, failin cezai sorumluluğunu doğrudan etkilemektedir. Bilinçli taksir halinde, failin öngörüsü mevcut olduğu için cezanın artırılması söz konusudur. Bu nedenle her somut olayda failin olay öncesi ve olay anındaki öngörü kapasitesi, bilgi ve tecrübe düzeyi, mesleği gibi unsurlar dikkate alınarak değerlendirme yapılır.
11. Hukuki ve Toplumsal Önemi
Taksirle ölüme sebebiyet verme suçu, yalnızca ceza hukukunun değil, aynı zamanda toplumsal güvenlik ve yaşam hakkının korunması açısından da büyük önem taşır. Suçun işlenmesini önlemeye yönelik alınacak tedbirler, örneğin trafik eğitimi, iş güvenliği denetimleri, mesleki yeterlilik uygulamaları gibi koruyucu önlemler, hem suçun önlenmesine hem de adaletin sağlanmasına katkı sağlar.
12. Sonuç
Taksirle ölüme sebebiyet verme suçu, dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlali sonucu bireyin hayatına son verilmesi durumunda oluşan önemli bir suç tipidir. Türk Ceza Kanunu, bu suçla ilgili olarak failin kastı olmamasına rağmen, toplum düzenini ve bireyin yaşam hakkını korumayı amaçlayarak cezai yaptırımlar öngörmüştür. Bilinçli taksir ayrımı ve nitelikli haller ile birlikte, ceza adaleti sisteminin esnekliğini sağlayan düzenlemeler, her somut olayda hakkaniyete uygun bir karar verilmesini mümkün kılmaktadır. Dolayısıyla, hem uygulayıcılar hem de toplum açısından dikkatli değerlendirilmesi gereken bir suç tipidir.
Makaleler | Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Cebir TCK Madde 108(1) Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma TCK Madde 109(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden... +Devamını oku
-
Kamu Güvenine Karşı SuçlarKıymetli damgada sahtecilikMadde 199- (1) Kıymetli damgayı sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte olarak üretilmiş kıymetli damgayı bilerek kabul eden kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.(3) Sahteliğini... +Devamını oku
-
Malvarlığına Karşı SuçlarHırsızlıkTCK Madde 141 Hırsızlık(1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)Nitelikli hırsızlıkNitelikli hırsızlık TCK Madde 142(1) Hırsızlık suçunun;a) Kime ait olursa olsun... +Devamını oku
-
Nitelikli Dolandırıcılık Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından DeğerlendirmeDolandırıcılık suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesinde düzenlenmiş olup, bir kimsenin hileli davranışlarla aldatılarak malvarlığında zarara uğratılması esasına dayanır. TCK m.157’ye göre, failin hileli davranışlarla mağduru kandırarak kendisine veya başkasına yarar sağlaması halinde basit dolandırıcılık suçu oluşur. Ancak,... +Devamını oku
-
ŞantajTCK Madde 107(1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14 md.) Kendisine veya başkasına yarar... +Devamını oku
-
İnsan ticaretiCeza kanunu Madde 80- (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/3 md.) Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek... +Devamını oku
-
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirmeMadde 244- (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile... +Devamını oku
-
İhaleye fesat karıştırmaMadde 235- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:a) Hileli davranışlarla;1. İhaleye katılma... +Devamını oku
-
Düşmanla işbirliği yapmakMadde 303- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile savaş halinde olan devletin ordusunda hizmet kabul eden, düşman devletin yanında Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı silahlı mücadeleye giren vatandaş, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Düşman devlet ordusunda herhangi bir komuta görevi üstlenen vatandaş, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.(3)... +Devamını oku
-
Muhafızın görevini kötüye kullanmasıMadde 295- (1) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli kişilerin, görevlerinin gereklerine aykırı hareket etmeleri halinde, görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümler uygulanır.(2) Muhafaza veya nakli ile görevli olan kimse, görevinin gereklerine aykırı olarak gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün bulunduğu yerden... +Devamını oku
-
Kamu görevlisinin ticareti Madde 259(1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak, bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
-
Görevsizlik kararı verilmesi gereken hâl ve sonucuMADDE 5(1) İddianamenin kabulünden sonra; işin, davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir.(2) Adlî yargı içerisindeki mahkemeler bakımından verilen görevsizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.Görevsizlik kararı verilemeyecek hâlMADDE 6(1) İddianamenin... +Devamını oku
-
Devletin Güvenliğine Karşı SuçlarDevletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmakMadde 302- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.) Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil... +Devamını oku
-
Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan TicaretiGöçmen kaçakçılığıCeza kanunu Madde 79- (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,Kişi, beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para... +Devamını oku
-
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılmasıMadde 268- (1) İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır.[2]Etkin pişmanlıkMadde 269- (1) İftira edenin, mağdur hakkında adlî veya idari soruşturma başlamadan önce,... +Devamını oku
-
Göreve ilişkin sırrın açıklanması Madde 258(1) Görevi nedeniyle kendisine verilen veya aynı nedenle bilgi edindiği ve gizli kalması gereken belgeleri, kararları ve emirleri ve diğer tebligatı açıklayan veya yayınlayan veya ne suretle olursa olsun başkalarının bilgi edinmesini kolaylaştıran kamu görevlisine, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Kamu görevlisi sıfatı sona erdikten... +Devamını oku
-
Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi Madde 280- (1) Görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile karşılaşmasına rağmen, durumu yetkili makamlara bildirmeyen veya bu hususta gecikme gösteren sağlık mesleği mensubu, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Sağlık mesleği mensubu deyiminden tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti... +Devamını oku
-
Görülmekte olan davaların birleştirilmesi ve ayrılmasıMADDE 10(1) Kovuşturma evresinin her aşamasında, bağlantılı ceza davalarının birleştirilmesine veya ayrılmasına yüksek görevli mahkemece karar verilebilir.(2) Birleştirilen davalarda, bu davaları gören mahkemenin tâbi olduğu yargılama usulü uygulanır.(3) İşin esasına girdikten sonra ayrılan davalara aynı mahkemede devam olunur.Geniş bağlantı... +Devamını oku
-
DilencilikMadde 229- (1) Çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3) Bu suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş... +Devamını oku
-
Yabancı devlet aleyhine asker toplamaMadde 306- (1) Türkiye Devletini savaş tehlikesi ile karşı karşıya bırakacak şekilde, yetkisiz olarak, yabancı bir devlete karşı asker toplayan veya diğer hasmane hareketlerde bulunan kimseye beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil sonucu savaş meydana gelirse faile müebbet hapis cezası verilir.(3) Fiil, sadece yabancı devletle siyasal... +Devamını oku
-
Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla teminiMadde 335- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin yararına işlenmiş veya Devletin... +Devamını oku
-
Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmeMadde 281- (1) Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez.(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından... +Devamını oku
-
Savaş zamanında emirlere uymamaMadde 321- (1) Savaş zamanında Devletin yetkili makam ve mercilerinin emir veya kararlarına bilerek aykırı harekette bulunan kimseye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.Savaş zamanında yükümlülüklerMadde 322- (1) Savaş zamanında, Devletin silahlı kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu kuruluşu veya kamu hizmetleri yapan veya kamu... +Devamını oku
-
Taksirle öldürmeMadde 85- (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesiCeza kanunu Madde 98- (1) Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Yardım veya bildirim... +Devamını oku
-
Mal veya hizmet satımından kaçınmaMadde 240- (1) Belli bir mal veya hizmeti satmaktan kaçınarak kamu için acil bir ihtiyacın ortaya çıkmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Kamu Güvenine Karşı SuçlarParada sahtecilikMadde 197- (1) Memlekette veya yabancı ülkelerde kanunen tedavülde bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte parayı bilerek kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile... +Devamını oku
-
Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurmaCeza kanunu Madde 339- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri veya yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken hususları elde etmeye yarayan ve elde bulundurulması için kabul edilebilir bir neden gösterilemeyen belgelerle veya bu... +Devamını oku
-
Görevi kötüye kullanma Madde 257(1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini... +Devamını oku
-
Fiyatları etkilemeMadde 237- (1) İşçi ücretlerinin veya besin veya malların değerlerinin artıp eksilmesi sonucunu doğurabilecek bir şekilde ve bu maksatla yalan haber veya havadis yayan veya sair hileli yollara başvuran kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.(2) Fiil sonucu besin veya malların değerleri veya işçi ücretleri artıp eksildiği takdirde ceza yarısı oranında... +Devamını oku
-
Cinayet davaları, Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür. Cinayet suçu ağır bir suç olduğundan, Sulh veya Asliye Ceza Mahkemeleri yetkili değildir.
-
Meşru Müdafaa Nedir ve Türk Ceza Hukukundaki Cezai Sonuçları Nelerdir?1. Meşru Müdafaa Nedir?Meşru müdafaa, bir kişinin kendisini veya başkasını haksız bir súldırıya karşı savunmasını ifade eden hukuki bir kavramdır. Türk Ceza Kanunu'na (TCK) göre, meşru müdafaa halinde işlenmiş bir fiil cezalandırılmaz. Burada esas olan, súldırının haksız ve ani olmasıdır.2. Meşru Müdafaanın Hukuki DayanağıTCK'... +Devamını oku
-
Savaş zamanında emirlere uymamaMadde 321- (1) Savaş zamanında Devletin yetkili makam ve mercilerinin emir veya kararlarına bilerek aykırı harekette bulunan kimseye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.Savaş zamanında yükümlülüklerMadde 322- (1) Savaş zamanında, Devletin silahlı kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu kuruluşu veya kamu hizmetleri yapan veya kamu... +Devamını oku